İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 227 / 656
227

Hem meselâ ﴾ مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ ﴿ cümlesi –şedde sayılmaz– bin üçyüz altmış bir (1361) ederek bu emsâlsiz harbin merhametsiz ve zâlimâne tahribâtına rûmî ve hicrî tarihiyle parmak bastığı gibi; aynı zamanda bütün kuvvetleriyle Kur'ânın hizmetine çalışan Nur şâkirdlerinin geniş bir imha plânından ve elîm ve dehşetli bir belâdan ve Denizli hapsinden kurtulmalarına tevâfukla, bir mânâ-yı remzî ile onlara da bakar. “Halk’ın şerrinden kendinizi koruyunuz.” gizli bir îmâ ile der.

Hem meselâ ﴾ اَلنَّفَّاثَاتِ فِي الْعُقَدِ ﴿ cümlesi –şeddeler sayılmaz– bin üçyüz yirmisekiz (1328); eğer şeddedeki lâm sayılsa, bin üçyüz ellisekiz (1358) adediyle bu umumî harbleri yapan ecnebî gaddârların, hırs ve hased ile bizdeki hürriyet inkılâbının Kur'ân lehindeki neticelerini bozmak fikri ile tebeddül-ü saltanat ve Balkan ve İtalyan harbleri ve Birinci Harb-i Umumî’nin patlamasıyla maddî ve manevî şerlerini, siyâsî diplomatların, radyo diliyle herkesin kafalarına sihirbâz ve zehirli üflemeleriyle ve mukadderât-ı beşerin düğme ve ukdelerine gizli plânlarını telkin etmeleriyle bin senelik medeniyet terakkiyâtını vahşiyâne mahveden şerlerin vücûda gelmeye hazırlanmaları tarihine tevâfuk ederek ﴾ اَلنَّفَّاثَاتِ فِي الْعُقَدِ  ﴿ in tam mânâsına tetâbuk eder.

Hem meselâ ﴾ وَمِنْ شَرِّ حَاسِدٍ اِذَا حَسَدَ  ﴿ cümlesi –şedde ve tenvin sayılmaz– yine bin üçyüz kırkyedi (1347) edip, aynı tarihte, ecnebî muâhedelerin icbarıyla bu vatanda ehemmiyetli sarsıntılar ve felsefenin tahakkümüyle bu dindar millette ehemmiyetli tahavvüller vücûda gelmesine ve aynı tarihte, devletlerde İkinci Harb-i Umumî’yi ihzar eden dehşetli hasedler ve rekabetlerin çarpışmaları tarihine bu mânâ-yı işârî ile tam tamına tevâfuku ve ma'nen tetâbuku, elbette bu kudsî sûrenin bir lem'a-i i'câz-ı gaybîsidir.

##### Bir İhtar

Bir İhtar:

Herbir âyetin müteaddid mânâları vardır. Hem herbir mânâ küllîdir, her asırda efrâdı bulunur. Bahsimizde bu asrımıza bakan yalnız mânâ-yı işârî tabakasıdır. Hem o küllî mânâda, asrımız bir ferddir. Fakat hususiyet kesbetmiş ki, ona tarihiyle bakar. Ben dört senedir, bu harbin ne safahâtını ve ne de neticelerini ve ne de sulh olmuş olmamış bilmediğimden ve sormadığımdan, bu kudsî sûrenin daha ne kadar bu asra ve bu harbe işâreti var diye daha onun kapısını çalmadım. Yoksa bu hazinede daha çok esrâr var olduğunu Risale-i Nurun eczâlarında, hususan Rumûzât-ı Semâniye Risaleleri’nde beyân ve isbât edildiğinden onlara havâle edip kısa kesiyorum.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.