Sâniyen: Bu yeni Medrese-i Yûsufiye’deki Risale-i Nurun yeni talebelerine deriz: Kuvvetli hüccetlerle hattâ ehl-i vukûfu da teslîme mecbur eden İşârât-ı Kur'âniye ile “Nurun sâdık şâkirdleri îmân ile kabre girecekler. Hem şirket-i maneviye-i Nuriyenin feyziyle herbir şâkird derecesine göre umum kardeşlerinin manevî kazançlarına ve duâlarına hissedar olur. Güyâ âdeta binler dil ile istiğfar eder, ibâdet eder.” Bu iki fâide ve netice, bu acîb zamanda bütün zahmetleri, sıkıntıları hiçe indirir; pekçok ucuz olarak o iki kıymetdâr kârları sâdık müşterilerine verir.
Said Nursî ∗∗∗
► (43) ◄
بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ
Azîz, Sıddık Kardeşlerim!
Afyon müdafaanâmesinin hem bize, hem bu Nurlara, hem bu memlekete, hem Âlem-i İslâma alâkadar ehemmiyetli hakikatleri var.
Her hâlde bunu yeni hurûfla beş-on nüsha çıkarmak lâzımdır, tâ Ankara makàmâtına gönderilsin. Bizi tahliye ve tecziye etseler de hiç ehemmiyeti yok. Şimdi vazifemiz; o müdafaâttaki hakikatleri hem hükûmete, hem adliyelere, hem millete bildirmektir. Belki de kader-i İlâhî bizi bu dershâneye sevketmesinin bir hikmeti de budur. Mümkün olduğu kadar çabuk makine ile çıksın. Bizi bugün tahliye etseler, biz yine onu bu makàmâta vermeğe mecburuz. Sizi aldatıp te'hir edilmesin, artık yeter! Aynı mes'ele için onbeş senede üç defa bu eşedd-i zulüm ve bahâneler ve emsâlsiz işkencelere karşı son müdafaamız olsun. Mâdem kanunen kendimizi müdafaa etmek için sâbık mahkemelerde makineyi bize vermişler, burada o hakkımızı bizden hiçbir kanunla men'edemezler. Eğer resmen çare bulmadınız ise, hàriçten bizim avukat herşeyden evvel bunun –makine ile– beş nüshasını çıkarsın, hem sıhhatine çok dikkat edilsin.
Said Nursî ∗∗∗
► (44) ◄
Azîz Yeni Kardeşlerim ve Eski Mahpuslar!
Benim kat'î kanâatim gelmiş ki, buraya girmemizin inâyet-i İlâhiye cihetinde bir ehemmiyetli sebebi sizsiniz. Yani sizi, Nurlar tesellîleriyle ve îmânın hakikatleriyle sizi bu hapis musîbetinin sıkıntılarından ve dünyevî çok zararlarından ve boşu boşuna gam ve hüzün ile giden hayatınızı fâidesizlikten bâd-i hevâ zâyi' olmasından ve dünyanızın ağlaması gibi âhiretinizi ağlamaktan kurtarıp tam bir tesellî size vermektir.
