İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 270 / 656
270

► (22) ◄

Sabri’nin tâbiri ve istihrâcıyla, Sûre-i ve'l-Asr işâretine muvâfık olarak Risale-i Nur, Anadolu’yu Cebel-i Cûdî’de sefîne gibi ve Isparta ve Kastamonu’yu âfât-ı semâviye ve arziyeden muhâfazalarına bir vesile olduğunu ve Risale-i Nura ilişmesinler, yoksa yakında bekleyen âfetler geleceklerini bilsinler, akıllarını başlarına alsınlar. Bu musîbetten biraz evvel tekrar ile söylüyordum, size de o mektûblar gönderilmişti. Şimdi aldığım haber: Kastamonu, civarı, kalesi, Risale-i Nurun mâtemini tutmuş gibi ağlamış ve zelzele ile sıtma tutmuş, inşâallâh yine Risale-i Nura kavuşacak ve gülecek ve şükredecek.

Size evvelki gün iki kıymetli kazancımızı yazmıştım. İkincide yüzer lisânla duâ ve tesbihât, ilâ âhir demiştim. Noksan var. Sahîhi: Herbirimiz derecesine göre yüzer lisânla, ilâ âhir...

Hem ben pek çok alâkadar olduğum Sava köyünden çok muhterem bir ihtiyar ile ellerimiz birbiriyle kelepçe edilip geldiğimiz, beni pekçok memnun edip, bununla o mübârek köyün bana şiddet-i alâkasını anladım. O kardeşime ayrıca selâm ederim. ∗∗∗

► (23) ◄

Azîz Kardeşim!

﴾ وَخَسِرَ هُنَالِكَ الْكَافِرُونَ  ﴿ bu âyet dahi ﴾ وَالْعَصْرِ ❀ اِنَّ الْاِنْسَانَ لَف۪ى خُسْرٍ ﴿ işâretine işâret eder ki; kâfirlerin bu kadar tahribâtları ve harbleri fâidesiz ve hasârât içerisinde ayn-ı zarar oldu. ﴾ وَالْعَصْرِ ﴿ işâretinde Risale-i Nura bir îmâ bulunması remziyle, bu âyet dahi remzen bin üçyüz altmış rûmî tarihi olan bu senede münâfıklar ve küfre düşenler Risale-i Nura ilişecekler, fakat hasârât ederler. Çünkü zelzele ve harb gibi belâların ref'ine bir sebeb, Risale-i Nurdur. Onun ta'tili belâları celbeder diye bir gizli îmâ olabilir.

Said Nursî ∗∗∗

► (24) ◄

Azîz Kardeşlerim!

Ben tahmin ediyordum ki; hakîki ve en son müdafaanâmemiz, Denizli hapsinin meyvesi olan risalecik olacak. Çünkü, evvelce bazı evhâm yüzünden bir seneden beri aleyhimize geniş bir tarzda çevrilen plânlar bunlardır: “Tarîkatçılık, komitecilik ve haricî cereyanlarına âlet olmak ve dinî hissiyatı siyasete âlet etmek ve cumhûriyet aleyhinde çalışmak ve idare ve âsâyişe ilişmek” gibi asılsız bahâneler ile bize hücum ettiler. Cenâb-ı Hakk’a hadsiz şükür olsun ki, onların plânları akîm kaldı. O kadar geniş

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.