► (36) ◄
Kardeşlerim!
Her ihtimale karşı bu sabah ihtar edilen bir mes'eleyi beyân etmek lâzım geldi. Bizim, Kur'ândan aldığımız hakikatler; güneş, gündüz gibi şek ve şübhe ve tereddüdü kaldırmadığını yirmi seneden beri: “Acaba zındık feylesoflar buna karşı ne diyecekler ve dayandıkları nedir?” diye nefsim ve şeytanım çok araştırdılar. Hiçbir köşede bir kusur bulamadıklarından sustular. Zannederim, çok hassas ve iş içinde bulunan nefis ve şeytanımı susturan bir hakikat, en mütemerridleri de susturur. Mâdem biz böyle sarsılmaz ve en yüksek ve en büyük ve en ehemmiyetli ve fiat takdir edilmez derecede kıymetdâr ve bütün dünyası ve canı ve cânânı bahâsına verilse yine ucuz düşen bir hakikatin uğrunda ve yolunda çalışıyoruz; elbette bütün musîbetlere ve sıkıntılara ve düşmanlara kemâl-i metânetle mukàbele etmemiz gerektir. Hem, belki karşımıza aldanmış veya aldatılmış bazı hocalar ve şeyhler ve zâhirde müttakìler çıkartılır. Bunlara karşı vahdetimizi, tesânüdümüzü muhâfaza edip onlar ile uğraşmamak lâzımdır, münâkaşa etmemek gerektir.
Said Nursî ∗∗∗
► (37) ◄
Azîz, Sıddık Kardeşlerim!
Bize karşı bu geniş ve ehemmiyetli hücum ve tecâvüzün hakîki sebebi Beşinci Şuâ olmadığını, belki Hizbü'n-Nurî ve Miftâhü'l-Îmân, Hüccetü'l-Bâliğa olduğunu bu fecirde bir ihtar-ı manevî ile hissettim. Dikkatle Hizbü'n-Nurî’yi kısmen okudum, Miftâh’ı da düşündüm, bildim ki: Zındıklar, küfr-ü mutlak mesleğini bu iki keskin elmas kılınçların darbelerine karşı muhâfaza edemediklerinden, bir parça az siyasetle münâsebeti bulunan Beşinci Şuâ’ı zâhirî bir sebeb gösterdiler, hükûmeti iğfal edip aleyhimize sevkettiler. Aynen bu ihtar ile beraber hâtıra geldi ki: “Bir kısım zaîf kardeşlerimiz muvakkaten vazgeçseler, belki kendileri bu belâdan kurtarılır.” diye izin vermek istedim. Birden ihtar edildi ki: Bu derece alâkası devam eden ve iki defa bu imtihana giren ve mukâbilinde bu kadar zahmet çektikten sonra fâidesiz, zararlı kalben vazgeçmek değil, belki yalnız onları aldatmak için sırf zâhirî bir ictinâb gösterebilir. Yoksa hem kendine, hem bizlere, hem kudsî mesleğimize zararı dokunur, cezası olarak aksi maksadıyla tokat yer. ∗∗∗
