her zîhayatın saâdeti ile saidleşir ve elemleri ile müteessir olur. Öyle ise herhangi bir ferdde bulunan bir ni'met, arkadaşlarına da bir ni'mettir. Ve kezâ vâlidelerin şefkatleri ile ni'metlenen çocukların sayısınca ni'metleri tazammun edip ona göre hamdlere, senâlara kesb-i istihkak edenlerden birisi de Rahîmiyettir. Evet annesiz aç bir çocuğun ağlamasından müteessir ve acıyan bir vicdân sâhibi, elbette vâlidelerin çocuklarına olan şefkatlerinden zevk alır, memnun ve mahzûz olur. İşte bu gibi zevkler birer ni'mettir, hamd ve şükürler ister. Ve kezâ kâinâtta mündemic hikmetlerin bütün envâ' u efrâdı adedince hamd ve şükürleri iktiza edenlerden birisi de Hakîmiyettir. Zîra insanın nefsi, Rahmâniyetin cilveleri ile, kalbi de Rahîmiyetin tecelliyâtı ile ni'metlendikleri gibi; insanın aklı da Hakîmiyetin letâifi ile zevk alır, telezzüz eder. İşte bu itibarla ağız dolusu ile “Elhamdülillâh” söylemekle hamd ü senâları istilzam eder.
Ve kezâ, esmâ-i hüsnâdan “Vâris” isminin tecelliyâtı adedince ve babalar gibi usûl’ün zevâlinden sonra bâkî kalan fürûâtın sayısınca ve âlem-i âhiretin mevcûdâtı adedince ve uhrevî mükâfâtları almağa medâr olmak üzere hıfzedilen beşerin amelleri sayısınca, sedâsı ile şu fezâyı dolduracak kadar büyük bir “Elhamdülillâh” ile hamd edilecek hafîziyet ni'metidir. Çünkü: Ni'metin devamı, ni'metin zâtından daha kıymetlidir. Lezzetin bekàsı, lezzetten daha lezîzdir. Cennette devam, Cennetin fevkındedir ve hâkezâ...
Binâenaleyh Cenâb-ı Hakk’ın hafîziyeti, tazammun ettiği ni'metler, bütün kâinâtta mevcûd, bütün ni'metlerden daha çok ve daha üstündedir. Bu itibarla dünya dolusu ile bir “Elhamdülillâh” ister. Şu zikredilen dört isme bâkî kalan esmâ-i hüsnâyı kıyâs et ki, herbir isminde sonsuz ni'metler bulunduğu için sonsuz hamdleri, şükürleri istilzam eder.
Ve kezâ, bütün ni'met hazinelerini açmak salâhiyetinde olan, ni'met-i îmâna vesile olan Hazret-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm dahi öyle bir ni'mettir ki: Nev'-i beşer ilelebed O Zâtı (A.S.M.) medh ü senâ etmeye borçludur.
Ve kezâ maddî ve manevî bütün ni'metlerin envâ'ına fihriste ve kaynak olan İslâmiyet ve Kur'ân ni'meti de gayr-ı mütenâhî hamdleri bil'istihkak istilzam eder.
Sekizinci Nokta
Sekizinci Nokta: Öyle bir Allah’a hamdolsun ki, kâinât ile tâbir edilen şu Kitab-ı Kebîr ve onun tefsiri olan Kur'ân-ı Azîmü'ş-Şân’ın beyânına göre bütün bâbları ile fasılları ve bütün sahifeleri ile satırları ve bütün kelimâtı ile harfleri, o Zât-ı Akdese –sıfât-ı cemâliye ve kemâliyesini izhâr ile– hamd ü senâhandır.
Şöyle ki: O Kitab-ı Kebîrin herbir nakşı, küçük olsun büyük olsun (karınca kaderince) Vâhid ve Samed olan nakkàşının evsâf-ı celâliyesini
