► (105) ◄
[Husrev’in bir mektûbudur.]
بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ
Sevgili Üstadımız, Efendimiz!
Garazkâr raporlarıyla hakkımızda Afyon adliyesini pek büyük bir dikkate sevkeden ve sekiz aydan beri şiddetli bir tazyîk altında siz sevgili Üstadımızı yaşatan, biz talebelerinizle birlikte Afyon hapsinde temâdî-i mevkufiyetimize sebeb olan ve Nurun kàbil-i inkâr olmayan mu'ciz-nümâ hakikatlerini hasûdâne nazarla mütâlaa eden ehl-i vukûf ulemâsına, siz sevgili Üstadımız, hem Risale-i Nur yirmibeş seneden beri sükût etmiş iken, o muhterem allâmelerin ehl-i îmânı, hususan hamele-i Kur'ânı müdafaa ve muhâfaza en büyük vazifeleri iken, Afyon adliyesini aleyhimize teşvik edip tahrîk eden raporlarına karşı siz sevgili Üstadımızı esefle mukàbeleye mecbur eden yazılarınız şefkatinizin eseri olduğu şübhesizdir. Yirmibeş seneden beri, zaman zaman gizli düşmanlarınıza karşı bir avuç talebenizle mücâdeleye giren siz sevgili Üstadımızı ve Kur'ânın en büyük hakikatlerini muhtevî Risale-i Nuru müdafaa etmek şöyle dursun, en tehlikeli vakitlerimizde cebhe alan bu âlimlere karşı pekçok suâlleri sormak hakkınız iken, pek cüz'î suâlleriniz, o âlimleri îkazdan başka bir şey olmayacak. Böyle en nâzik zamanlarda muâvenetinize pekçok muhtaç olduğumuz menba'lardan doğan ümîdsizliklerimizi büyük bir izzete tebdil eden ve pek büyük bir ihsân-ı İlâhî olan inâyet-i hàssa, bu Afyon hapsinde tekrar kendini gösterdi. Sekiz aydan beri titremeyen zemin, siz sevgili Üstadımıza, Risale-i Nura hücum zamanlarında, gizli düşmanların hücumu ile gelen zelzeleleri yazarken, bugün yine zemin hiddet edip iki defa şiddetli bir sûrette titremesiyle bizi de şâhid göstermiş, ümîdlerimizi takviye etmiş, imhanıza susayan insafsız düşmanlarınızın en dehşetli savletleri karşısında zâhirî kimsesizliğinize şefkat etmiş, maddeten aczinize merhamet etmiş, imdâdınıza yetişmiş, titreyen zemin ile da'vânızın doğruluğunu tasdik etmiş. İlâhî ve melekûtî bir kudretle mübârek kaleminizden çıkıp yükselen, “Zafer bizimdir” beşâretlerinizi ihtar ile, bizleri siz sevgili Üstadımıza çok minnetdâr eylemiştir.
El-Bâkî Hüve'l-Bâkî,
çok kusurlu talebeniz
Husrev ∗∗∗
