İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 425 / 656
425

sâdık kardeşlerini görüp tatlı bir ders alıp veriyorlar. Hem mâdem dünyanın istirahat zamanları devam etmiyor, boşuboşuna gidiyor; elbette böyle az zahmetle çok kâr kazananlar tebrike lâyıktırlar.

Kardeşlerim, bu geniş hücum, Risale-i Nurun fütûhâtına karşıdır. Fakat anladılar ki; Nurlara iliştikçe daha ziyâde parlar, ders dâiresi genişlenip ehemmiyet kesbeder ve mağlûb olmaz. Yalnız سِرًّا تَنَوَّرَتْ perdesi altına girer. Onun için plânı değiştirdiler, zâhiren Nurlara ilişmiyorlar. Biz mâdem inâyet altındayız, elbette kemâl-i sabır içinde şükretmeliyiz. ∗∗∗

► (37) ◄

بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ

Azîz, Sıddık Kardeşlerim!

Garîb ve latîf iki hâlimi beyân etmek lâzım geldi.

Birincisi: Benim tecrid-i mutlakta sizin gibi canımdan ziyâde sevdiğim kardeşlerimle serbest görüşemediğimde bir inâyet-i İlâhiye ve bir maslahat bulunduğu kalbime ihtar edildi. Çünkü elli lirayı sarfedip görüşmek için Emirdağı’na gelerek elli dakika, bazı on dakika, bazı hiç görüşmeden giden çok âhiret kardeşlerimiz, birer bahâne ile kendilerini bu Medrese-i Yûsufiye’ye atacaklardı. Benim dar vaktim ve inzivadan gelen hâlet-i rûhiyem bıraksa, o fedâkâr dostlara tam sohbet etmeğe Hizmet-i Nuriye müsâade etmezdi.

İkincisi: Bir zaman meşhûr bir allâmeyi, harbin müteaddid cebhesinde cihada gidenler görmüşler, ona demişler... O da demiş: “Bana sevâb kazandırmak ve derslerimden ehl-i îmâna istifade ettirmek için benim şeklimde bazı evliyâlar benim yerimde işler görmüşler.” Aynen bunun gibi, Denizli’de câmilerde beni gördükleri hattâ resmen ihbar edilmiş ve müdür ve gardiyana aksetmiş. Bazıları telâş ederek, “Kim ona hapishâne kapısını açıyor?” demişler. Hem burada dahi aynen öyle oluyor. Hâlbuki benim çok kusurlu, ehemmiyetsiz şahsiyetime pek cüz'î bir hàrika isnâdına bedel, Risale-i Nurun hàrikalarını isbât edip gösteren Sikke-i Gaybî Mecmuası yüz derece, belki bin derece ziyâde Nurlara i'timâd kazandırır ve makbûliyetine imza basar. Hususan Nurun kahraman talebeleri, hakikaten hàrika hâlleri ve kalemleriyle imza basıyorlar.

Said Nursî ∗∗∗

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.