İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 476 / 656
476

Husrev’in Müdafaasıdır

[Husrev’in Müdafaasıdır]

AFYON AĞIR CEZA MAHKEMESİNE

Makam-ı iddia, iddianâmesinde biri küllî, diğeri hususî olarak iki cihetle beni itham ediyorlar. Küllî ithamı, Risale-i Nura hizmetim ve Üstadımın mevhûm suçuna iştirâkimdir.

Hususî itham ise: Gayet cüz'î ve ehemmiyetsiz ve hakikatte hiçbir suç teşkil etmeyen inziva ile geçen hayatıma ve hususat-ı şahsiyeme ait hâllerdir. İddia makamının Risale-i Nura hizmetimden dolayı Üstadımın mevhûm suçuna beni iştirâk ettirmesine mukâbil derim ki:

Ben Üstadımın gittiği meslekte ve Risale-i Nurla Âlem-i İslâm’a hususan bu vatana ve bu millete ettiği kudsî hizmetinde kendisine isnâd edilen mevhûm suçuna rûh u canımla iştirâk ediyorum. Ve beni bu hizmet-i îmâniyede muvaffak eden Cenâb-ı Hakk’a âhir ömrüme kadar şükredeceğim.

Muhterem Hey'et-i Hâkime!

Nurlara hizmetimde gördüğümüz muvaffakıyetin kat'î bir delili şudur:

Benim Kur'ân hattım pek noksan iken, hàrika bir tarzda ihtiyar ve iktidarımın pek fevkınde, gayet emsâlsiz ve gayet mükemmel bir sûrette üç Kur'ânı yazmaklığımdır. Birisi, elinizdedir.

İkinci delili: Bu vatana ve bu millete ve dine ve hüsn-ü ahlâka yirmi seneden beri pek büyük menfaatleri tahakkuk eden bu Nur eserlerinden altıyüze yakın nüshalarını yazmaklığımda muvaffakıyetimdir.

Hattâ, bir ay gibi kısa bir zamanda ondört risaleyi yazmağa muvaffak olduğumu arkadaşlarım biliyorlar. Makam-ı iddianın, Üstadımın kudsî hizmetinde benim için suç tevehhüm ettiği noktaları ayrıca müdafaa etmeği zâid buluyorum. Üstadımın yazdığı i'tirâznâme ve tetimmesini bütün kuvvetimle tasdik edip; onları kendi i'tirâznâmem olarak yüksek mahkemenize takdim ediyorum.

Muhterem Hey'et-i Hâkime!

Hâlen mahkemenizde bulunan ve îmân ve Kur'ân hakikatleri olan mübârek ve kudsî ve Nurlu eserleriyle, hiçbir maksad-ı dünyevî ve hiçbir maksad-ı siyâsî takib etmeyen Üstadımın bu vatana ve millete ettiği kudsî hizmetlerini ben ve arkadaşlarımız tasdik ettiğimiz gibi, İttihâd - Terakkî hükûmetindeki vatan-perverler dahi tasdik etmişler. O zaman Üstadımın Van’daki “Medresetü'z-Zehrâ” nâmındaki dâru'l-fünûnuna ondokuzbin

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.