İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 291 / 656
291

Hem manevî kıymet ve makam ve meziyet, bu dünyaya bakmıyor ki, kendini ihsâs etsin. Hattâ en büyük makamda bulunanlardan bazı zâtlara verilen büyük bir ihsân-ı İlâhîyi hissetmediklerinden, kendilerini herkesten ziyâde bîçâre ve müflis telâkki etmeleri gösteriyor ki; avâmın nazarında medâr-ı kemâlât zannedilen keşif ve kerâmet ve ezvâk ve envâr, o manevî kıymet ve makamlara medâr ve mehenk olamaz. Sahâbelerin bir saati, başka velîlerin bir gün, belki bir çillesi kadar kıymeti olduğu hâlde; keşif ve manevî hàrikulâde hâlâta evliyâ gibi mazhariyetleri her sahâbede olmaması, bu hakikati isbât ediyor.

İşte kardeşlerim! Dikkat ediniz; sizin nefs-i emmâreniz, kıyâs-ı binnefs cihetinde, sû-i zan noktasında sizleri aldatmasın; Risale-i Nur terbiye etmiyor diye şübhelendirmesin. ∗∗∗

► (65) ◄

بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ

[Risale-i Nurun Gençlik Rehberi’nde ve Meyve Risalesi’ndeki beş mes'elesinin, haylaz gençlerde dokuz tokadı Risale-i Nurun bir latîf kerâmeti olduğunu o gençler dahi tasdik ediyorlar.]

Birincisi: Bana hizmet eden Feyzi. Ona bidâyette dedim: Sen Meyve’nin bir dersinde bulundun, haylazlık yapma. O yaptı, birden tokat yedi, bir hafta eli bağlı kaldı.

Evet, doğrudur.

Feyzi

İkincisi: Bana hizmet eden ve Meyve’yi yazan Ali Rıza. Bir gün, yazdığını ona ders verecektim. O, haylazlığından yemek pişirmek bahânesi ile gelmedi, birden tokat yedi. O vakit onun tenceresi sağlam iken, dibi, yemeği ile beraber tamamen düştü.

Evet, doğrudur.

Ali Rıza

Üçüncüsü: Ziya. Meyve’nin gençliğe ve namaza dair mes'elelerini kendine yazdı, namaza başladı. Fakat haylazlık yaptı, namazı ve yazıyı bıraktı. Birden, o vakitte tokat yedi. Hilâf-ı âdet ve sebebsiz, başı üstündeki sepeti ve elbiseleri yandı. O kadar kalabalık içinde yanıncaya kadar kimse farkında olmaması, kasdî bir şefkat tokadı olduğunu gösterdi.

Evet, doğrudur.

Ziya

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.