İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 549 / 656
549

hakikatleri Onun hàrika kemâlâtına delâlet eder. Elbette O Zât (A.S.M.), bizzat kendi risaletine gayet parlak ve küllî, geniş şehâdet eder demektir.

##### Dördüncü Şehâdet

Pekçok kuvvetli şehâdetleri ihtiva eden;

Dördüncü Şehâdet: وَبِشَهَادَةِ الْقُرْآنِ بِمَا لَا يُحَدُّ مِنْ حَقَائِقِهِ وَبَرَاهِينِهِ

Yani: “Kur'ân-ı Mu'cizü'l-Beyân, hadsiz hakikatler ve hüccetleriyle risaletine, sâdıkıyetine şehâdet eder.” Evet, kırk vecihle mu'cize olduğu Zülfikàr Mecmuası’nda isbât edilen.. ve ondört asrı nurlandıran.. ve nev'-i beşerin beşten birisini tebeddül etmeyen kanunlarıyla idare eden.. ve o zamandan şimdiye kadar bütün muârızlara meydân okuyup; hiç kimse, hattâ bir sûresinin mislini getirmeğe cesâret etmeyen.. ve Âyetü'l-Kübrâ’da isbât edildiği gibi altı ciheti nurânî, şübheler giremeyen ve altı makam-ı kübrâ, hakkâniyetine imza basan ve sarsılmaz altı hakikatlere dayanan.. ve her zamanda yüzer milyon lisânlarla şevk ve hürmetle okunan ve her dakikada milyonlar hâfızların kalblerinde kudsiyetle yazılan.. ve Âlem-i İslâm’ın bütün şehâdetleri ve îmânları Onun şehâdetinden tereşşuh eden.. ve bütün ulûm-u îmâniye ve İslâmiye Onun menba'ından akan ve O, eski semâvî kitapları tasdik ettiği gibi, bütün kütüb ve suhuf-u semâviyenin manevî tasdiklerine mazhar bulunan Kur'ân-ı Azîmü'ş-Şân, bütün hakikatleriyle ve hakkâniyetini isbât eden bütün hüccetleriyle, Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm’ın sıdkına ve risaletine şehâdet eder demektir.

##### Beşinci, Altıncı, Yedinci, Sekizinci Küllî Şehâdetler

Beşinci, Altıncı, Yedinci, Sekizinci Küllî Şehâdetler:

وَبِشَهَادَةِ الْجَوْشَنِ بِقُدْسِيَّةِ اِشَارَاتِهِ وَرَسَائِلِ النُّورِ بِقُوَّةِ دَلَائِلِهَا وَالْمَاضِى بِتَوَاتُرِ اِرْهَاصَاتِهِ وَالْاِسْتِقْبَالِ بِتَصْدِيقِ آلَافِ حَادِثَاتِهِ

Yani: Binbir Esmâ-i İlâhiyeye sarîhan ve işâreten bakan ve bir cihette Kur'ândan çıkan bir hàrika münâcât olan ve mârifetullâhta terakkî eden bütün âriflerin münâcâtlarının fevkınde bulunan ve bir gazvede: “Zırhı çıkar onun yerine bu Cevşeni oku” diye Cebrâil vahy getiren, “Cevşenü'l-Kebîr Münâcâtı” içindeki hakikatler ve tam tamına Rabbine karşı tavsifler, Muhammed’in (A.S.M.) risaletine ve hakkâniyetine şehâdet ettiği gibi; Kur'ândan tereşşuh eden ve bir cihette Cevşenden feyiz alan ve tevellüd eden Resâili'n-Nuriye, yüzotuz parçasıyla Risalet-i Muhammediyeye (A.S.M.) bir tek hüccet olarak risaletinin bütün hakikatlerini aklen ve mantıken isbâtıyla, hattâ felsefenin nazarında akıldan pek uzak mes'elelerini göz önünde gibi gayet kolay ve ma'kul bir tarzda ders vermesiyle Muhammed’in (A.S.M.) sâdıkıyetine ve risaletine küllî bir sûrette şehâdet eder.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.