► (56) ◄
Azîz, Sıddık ve Sâdık Kardeşlerim!
Ben, birkaç gündür bir duâmı değiştirdim. Şimdiye kadar bazen yüz defa tekrar ile وَاغْفِرْ لَنَا veya وَفِّقْ gibi duâlarda طَلَبَةَ رَسَائِلِ النُّورِ الصَّادِقِينَ cümlesinden اَلصَّادِقِينَ kelimesini kaldırdım; tâ ki ruhsatla amele kendini mecbur bilen ve sıkıntının verdiği evhâm ve me'yûsiyet cihetiyle zâhirî inkâr ve çekinmekle azîmet ve sadâkate muhâlif hareket eden kardeşlerimiz o duâlardan mahrum kalmasınlar. ∗∗∗
► (57) ◄
بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ
Azîz Kardeşim Hâfız Ali!
Hastalığına merak etme. Cenâb-ı Hak şifâ versin.. âmîn! Hapiste herbir saat ibâdet oniki saat ibâdet yerinde bulunmasından, çok kârlısın. İlâç istersen, bir kısım dermanlar bende var, sana göndereyim. Zâten ortalıkta bir hafif hastalık var. Ben mahkemeye gittiğim gün, herhalde hasta oluyorum. Belki sen bana yardım etmek için, eski zamanda birbirinin bedeline hasta olması ve ölmesi gibi hàrika fedâkârlık gösteren zâtlar gibi, benim bir parça rahatsızlığımı aldın. ∗∗∗
► (58) ◄
[Güzel ve Tam Yerinde Bir Tâziyenâme]
Azîz, Sıddık Kardeşlerim!
لِكُلِّ مُصِيبَةٍ إِنَّا لِلّٰهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعُونَ Ben hem kendimi, hem sizi, hem Risale-i Nuru tâziye ve merhum Hâfız Ali’yi ve Denizli Mezaristanını tebrik ediyorum. Meyve Risalesi’nin hakikatini ilmelyakìn ile bilen bu kahraman kardeşimiz, aynelyakìn ve hakkalyakìn makamına çıkmak için, kabre cesedini bırakıp melekler gibi yıldızlarda, âlem-i ervâhta seyahate gitti ve tam vazifesini yapıp terhisle istirahate çekildi. Cenâb-ı Erhamürrâhimîn, Risale-i Nurun bütün yazılan ve okunan harfleri adedince defter-i a'mâline hasenât yazdırsın. Âmîn! Ve onların sayısınca onun rûhuna rahmetler yağdırsın. Âmîn! Ve kabrinde Kur'ânı, Risale-i Nuru ona şirin ve enîs arkadaş eylesin. Âmîn! Ve Nur fabrikasına onun yerine on kahramanı ihsân edip çalıştırsın. Âmîn! Âmîn! Âmîn!
