İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 528 / 656
528

şaşırmayarak kemâl-i intizamla kaldırıp ikiyüzbin nev'i hayvanatına ondan erzâk ve ta'yinâtı –rahmet ve hikmet eliyle– ihtiyaçlarına göre tevzî' eden hadsiz kudret ve ilim sâhibi bir mutasarrıf perde arkasında var ki; bu geniş ve zengin mülkünde, hususan zemin tarlasında bu tasarrufâtı yapıyor. Bu Mutasarrıf-ı Hakîmi ve Mâlik-i Rahîmi tanımayan; bu zemini, ahmak sofestâiler gibi mahsulâtıyla inkâr etmeğe mecbur olur.

#### Beşinci Kelime

BEŞİNCİ KELİME: وَلَهُ الْحَمْدُ dür.

Bundaki pek geniş hüccete gayet kısa bir işârettir:

Evet, gözümüzle görüyoruz ve aklımızla bedâhetle biliyoruz ki; bu kâinât şehrinde ve zemin mahallesinde ve insan ve hayvanat kışlasında öyle bir Rezzâk-ı Rahîm ve Muhsin-i Kerîm tasarruf ve nezâret ve terbiye eder ki; kendi ni'metlerine mukâbil hamd ve şükrettirmek için, zemini bir sefîne-i tüccariye ve erzâk getiren bir şimendifer ve yüzündeki bahar mevsimini bir vagon tarzında yüzbin nev'i taamlarla ve memeler denilen konserve paketleriyle doldurup kış âhirinde erzâkları biten muhtaç zîhayatlara yetiştiren bir Rezzâk-ı Rahîm’in işleri olduğunu zerre kadar aklı bulunan tasdik eder. Ve tasdik etmeyip inkâra sapan, elbette zemin yüzünde vesile-i hamd ve şükrân olan bütün muntazam ni'metleri ve muayyen rızıkları inkâr etmeğe mecbur olarak ahmak bir muzır hayvan olur.

#### Altıncı Kelime

ALTINCI KELİME: يُحْيِى dir.

Hüccetine, gayet kısa bir işâret:

Evet, Onuncu Söz’de ve Nur eczâlarında bürhânlarıyla isbât edilmiş ki: Her baharda, zîhayattan üçyüzbin nev'i ve çeşit çeşit tarzlarda ve hadsiz efrâdı bulunan bir ordu-yu sübhânî, rû-yi zeminde ihyâ ediliyor. Onlara hayat ve levâzımat-ı hayatiye kemâl-i intizamla veriliyor. Haşr-i A'zam’ın yüzbin nümûnelerini, belki emârelerini gösterip o ayrı ayrı hadsiz mahlûkatı beraber, birbiri içinde, sehivsiz, yanlışsız, noksansız, hiç şaşırmayarak, karışık iken hiç karıştırmayarak, unutmayarak kemâl-i mîzan ve nizâmla dirilten ve hayat veren ve nutfe denilen mütemâsil su katrelerinden ve toprak müteşâbih tohumlarından ve az farklı habbeciklerinden ve sineklerin birbirinin aynı olan yumurtacıklarından ve kuşların aynı havadan, birbirinin aynı nutfelerinden, hem birbirinin misli veya az farklı yumurtalarından o hadsiz efrâdı bulunan ve birbirinden sûretçe, san'atça ve maîşetçe ayrı ayrı yüzbinler zîhayatları dirilten ve zemin ve bahar sahifesinde yüzbin başka başka kitapları beraber, birbiri içinde, hatâsız, gayet mükemmel yazan; hadsiz bir dikkat ve nihâyetsiz bir hikmetle iş gören, tasarruf eden bir Zât-ı Hayy-ı Kayyûm ve Muhyî bir Hallâk-ı Alîm olduğuna kanâat getirmeyen, elbette hem kendini, hem bütün zeminde

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.