İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 412 / 656
412

etmiyorum, nefsim her fenâlığı ister. Fakat şu fânî dünyada, şu muvakkat misâfirhânede, ihtiyarlık zamanında, kısa bir ömürde az bir lezzet için; ebedî, dâimî hayatını ve saâdet-i ebediyesini berbat etmek, ehl-i aklın kârı değil. Ehl-i aklın ve zîşuûrun kârı olmadığından, nefs-i emmârem ister istemez akla tâbi olmuştur.

#### Üçüncü Vehimli Sual

Üçüncü Vehimli Suâl: Ehl-i dünya diyorlar ki: “Sen bizi sever misin? Beğeniyor musun? Eğer seversen, neden bize küsüp karışmıyorsun? Eğer beğenmiyorsan bize muârızsın; biz muârızlarımızı ezeriz!”

Elcevab: Ben değil sizi, belki dünyanızı sevseydim, dünyadan çekilmezdim. Ne sizi ve ne de dünyanızı beğenmiyorum. Fakat karışmıyorum. Çünkü; ben başka maksaddayım; başka noktalar benim kalbimi doldurmuş; başka şeyleri düşünmeye kalbimde yer bırakmamış. Sizin vazifeniz ele bakmaktır, kalbe bakmak değil! Çünkü, idarenizi, âsâyişinizi istiyorsunuz, el karışmadığı vakit, ne hakkınız var ki, hiç lâyık olmadığınız hâlde, “Kalb de bizi sevsin” demeye... Kalbe karışsanız... Evet, ben nasıl bu kış içinde baharı temennî ediyorum ve arzu ediyorum, fakat irâde edemiyorum, getirmeye teşebbüs edemiyorum. Öyle de; hâl-i âlemin salâhını temennî ediyorum, duâ ediyorum ve ehl-i dünyanın ıslahını arzu ediyorum; fakat irâde edemiyorum. Çünkü elimden gelmiyor. Bilfiil teşebbüs edemiyorum. Çünkü ne vazifemdir, ne de iktidarım var.

#### Dördüncü Vehimli Sual

Dördüncü Şübheli Suâl: Ehl-i dünya diyorlar ki: “O kadar belâlar gördük ki, kimseye emniyetimiz kalmadı. Sana nasıl emin olabiliriz ki; fırsat senin eline geçse, arzu ettiğin gibi karışmazsın?”

Elcevab: Evvelki noktalar size emniyet vermekle beraber.. memleketimde, talebe ve akrabam içinde, beni dinleyenlerin ortasında, heyecanlı hâdiseler içinde, dünyanıza karışmadığım hâlde; diyar-ı gurbette ve yalnız, tek başıyla garîb, zaîf, âciz, bütün kuvvetiyle âhirete müteveccih, ihtilâttan, muhâbereden kesilmiş, îmân ve âhiret münâsebetiyle uzaktan uzağa yalnız bazı ehl-i âhireti dost bulan ve başka herkese yabânî ve herkes de ona yabânî nazarıyla bakan bir insan; semeresiz, tehlikeli, dünyanıza karışsa, muzâaf bir divâne olmak gerektir...

Beşinci Nokta

BEŞİNCİ NOKTA

Beş küçük mes'eleye dairdir.

#### Birinci Mesele

Birincisi: Ehl-i dünya bana diyorlar ki: “Bizim usûl-ü medeniyetimizi, tarz-ı hayatımızı ve sûret-i telebbüsümüzü ne için sen kendine tatbik etmiyorsun? Demek bize muârızsın!”

Ben de derim: Hey Efendiler! Ne hak ile bana usûl-ü medeniyetinizi teklif ediyorsunuz? Hâlbuki siz, beni hukuk-u medeniyetten iskàt etmiş

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.