► (74) ◄
بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ
Risale-i Nurun kerâmetlerindendir ki; Üstadımız Hazretleri: “Ey mülhidler ve ey zındıklar! Risale-i Nura ilişmeyiniz! Risale-i Nur, âfâtın def'ine sadaka gibi vesile olmasından, ona karşı olan hücum ve onun ta'tili, âfâta karşı olan müdafaasını zaîfleştirir. Eğer ilişirseniz, yakından bekleyen belâlar sel gibi üstünüze yağacaktır.” diye, on senedir kerrâtla söylüyordu. Bu hususta şâhid olduğumuz felâketler pek çoktur. Dört seneden beri Risale-i Nura ve şâkirdlerine her ne vakit ilişilmiş ise; bir felâket, bir musîbet takib etmiş ve Risale-i Nurun ehemmiyetini ve âfâtın def'ine vesile olduğunu göstermiştir. İşte Üstadımız Bediüzzaman’ın Risale-i Nur ile haber verdiği yüzler hâdisât içinde felâketler, zelzele eliyle doğruluğunu imza ederek gelen dört felâket, Risale-i Nurun bir vesile-i def'-i belâ olduğunu gösterdi. Cenâb-ı Hak, bize ve Risale-i Nura taarruz edenlerin kalblerine îmân ve başlarına hakikati görecek akıl ve göz ihsân etsin; bizi bu zindânlardan, onları da bu felâketlerden kurtarsın, âmîn!
Husrev ∗∗∗
► (75) ◄
بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ
Azîz, Sıddık Kardeşlerim!
Bir cilve-i inâyet-i Rabbâniyedir ki; daha müdafaâtımızı ve evraklarımızı ve kitapları görmeden, yalnız perde altında hissedip maârif vekilinin dehşetli püskürmesi ve hücumu, Beşinci Şuâ ve Hücumât-ı Sittenin Zeyli gibi gayet şiddetli mahrem risaleleri en ehemmiyetli makàmât bilfiil tenkid için tedkik etmesi ve müdafaâtımın ciddi, dokunaklı küfr-ü mutlaka cür'etkârâne darbeleri Ankara’nın bize karşı çok şiddetli davranmasını beklerken, mes'elenin azametine nisbeten gayet mülâyimâne belki musâlahakârâne vaziyet almış. Ve bu cilve-i inâyetin bir hikmeti de şudur: Risale-i Nurun, umum memlekete alâkası cihetiyle umumî bir dershânede ve büyük makàmâtta dikkat ve merakla okunmasıdır. Evet, bu zamanda böyle yüksek bir ders, elbette böyle cem'iyetli ve küllî ve umumî dâirelerde okunması, büyük bir inâyettir ve küfr-ü mutlakı kırdığına bir kuvvetli emâredir.
Kardeşlerim! Herhalde bu kadar sıkıntı ve zararı çeken zaîf bir kısım aile sâhibleri, bir derece Risale-i Nurdan ve bizden çekinmek, belki vazgeçmek için bir mazeret olabilir zannıyla, tahliyeden sonra değişmek
