İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 427 / 656
427

► (40) ◄

Ey Hapis Arkadaşlarım ve Din Kardeşlerim!

Size, hem dünya azâbından, hem âhiret azâbından kurtaracak bir hakikati beyân etmek kalbime ihtar edildi. O da şudur:

Meselâ, birisi birisinin kardeşini veya akrabasını öldürmüş. Bir dakika o hiddet yüzünden milyonlar dakika hem kalbî sıkıntı, hem hapis azâbını çeker. Ve maktûlün akrabası dahi intikam endişesiyle ve karşısında düşmanını düşünmesiyle hayatının lezzetini ve ömrünün zevkini kaçırır. Hem korku, hem hiddet azâbını çekiyor. Bunun tek bir çaresi var: O da, Kur'ânın emrettiği ve hak ve hakikat ve maslahat ve insaniyet ve İslâmiyet iktiza ve teşvik ettikleri olan barışmak ve musâlaha etmektir.

Evet hakikat ve maslahat sulhtur. Çünkü ecel birdir, değişmez. O maktûl; her hâlde ecel geldiğinden, daha dünyada kalmayacaktı. O kàtil ise, o kazâ-yı İlâhiyeye vâsıta olmuş. Eğer barışmak olmazsa, iki taraf da dâima korku ve intikam azâbını çekerler. Onun içindir ki; “Üç günden fazla bir mü'min diğer bir mü'mine küsmemek” İslâmiyet emrediyor. Eğer o katl bir adâvetten ve bir kinli garazdan gelmemişse ve bir münâfık o fitneye vesile olmuş ise, çabuk barışmak elzemdir. Yoksa o cüz'î musîbet büyük olur, devam eder. Eğer barışsalar ve öldüren tevbe etse ve maktûle her vakit duâ etse, o hâlde her iki taraf çok kazanırlar ve kardeş gibi olurlar. Bir gitmiş kardeşe bedel, birkaç dindar kardeşleri kazanır. Kazâ ve kader-i İlâhiyeye teslîm olup düşmanını affeder. Ve bilhassa mâdem Risale-i Nur dersini dinlemişler, elbette mâbeynlerinde bulunan bütün küsmekleri bırakmağa, hem maslahat ve istirahat-i şahsiye ve umumiye iktiza ediyorlar.

Nasıl ki Denizli hapsinde birbirine düşman bütün mahpuslar Nurlar dersiyle birbirine kardeş oldular ve bizim berâetimize bir sebeb olup hattâ dinsizlere, serserilere de o mahpuslar hakkında Mâşâallâh, Bârekallâh dedirttiler, o mahpuslar tam teneffüs ettiler. Ben burada gördüm ki, bir tek adamın yüzünden yüz adam sıkıntı çekip beraber teneffüse çıkmıyorlar. Onlara zulm olur. Merd, vicdânlı bir mü'min, küçük ve cüz'î bir hatâ veya menfaatle yüzer zararı ehl-i îmâna vermez. Eğer hatâ etse, verse; çabuk tevbe etmek lâzımdır. ∗∗∗

► (41) ◄

بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ

Azîz, Sıddık Kardeşlerim!

Ben hem Risale-i Nuru, hem sizleri, hem kendimi, Husrev ve Hıfzı ve Bartınlı Seyyid’in kıymetdâr müjdeleriyle hem tebrik, hem tebşîr ediyorum. Evet bu sene Hacca gidenler, Mekke-i Mükerreme’de Nurun kuvvetli

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.