İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 426 / 656
426

► (38) ◄

Azîz, Sıddık Kardeşlerim!

Beni merak etmeyiniz, ben sizinle beraber bir binada bulunduğumdan bahtiyarım, memnun ve mesrûrum.

Şimdi vazifemiz: Bir müdafaa nüshası Isparta’ya gitsin. Mümkün ise, hem yeni hurûfla, hem makine ile eski hurûf yirmi nüsha çıksın. Hattâ oranın müddeiumumuna gösterilsin. Hem bir nüsha avukatımıza bizzat verilsin ve ayrı bir nüsha da müdüre verip tâ onu da da'vâ vekilimize o versin. Hem Ankara makàmâtına yeni harfle beraber eski harfle, Denizli’de olduğu gibi, gönderilecek. Mümkün ise, beş nüsha makàmâta hazırlansın. Çünkü müsâdere edilen Nurlar, eski harfle o makàmâta, hususan Diyânet Riyâseti hey'etine gönderilmiş, sonra buraya gelmiş. Hem vekilimiz Ahmed Bey’e haber veriniz ki, müdafaayı makine ile yazdığı vakit sıhhatine pekçok dikkat etsin. Çünkü, ifâdelerim başkasına benzemiyor. Bir harfin ve bazen bir noktanın yanlışıyla bir mes'ele değişir, mânâ bozulur. Hem buraya gelen iki makine, size müsâade verilmezse geri gitsinler. Hem telâş edip sıkılmayınız, me'yûs olmayınız, ﴾  اِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا ﴿ sırrıyla, inâyet-i ilâhiye inşâallâh çabuk imdâdımıza yetişir. ∗∗∗

► (39) ◄

Azîz, Sıddık Kardeşlerim!

Risale-i Nur benim bedelime sizlerle görüşür, derse müştâk yeni kardeşlerimize güzelce ders verir. Nurlarla ya okumak veya okutmak veya yazmak sûretindeki meşguliyet; tecrübelerle kalbe ferâh, rûha rahat, rızka bereket, vücûda sıhhat veriyor. Şimdi Husrev gibi Nur kahramanı size ihsân edildi. İnşâallâh bu Medrese-i Yûsufiye dahi, Medresetü'z-Zehrâ’nın bir mübârek dershânesi olacak. Ben şimdiye kadar Husrev’i ehl-i dünyaya göstermiyordum, gizlerdim. Fakat neşredilen mecmualar, onu ehl-i siyasete tamamıyla gösterdi, gizli bir şey kalmadı. Onun için ben onun iki-üç hizmetini hàs kardeşlerime izhâr ettim. Hem ben, hem o, daha gizlemek değil, lüzum ise aynı hakikat beyân edilecek. Fakat şimdilik karşımızda hakikati dinleyecekler içinde dehşetli ve tezâhür etmiş iki muannid; hem zındık, hem komünist hesabına –biri Emirdağı’nda ma'lûm olmuş, biri de burada– gayet dessâsâne, aleyhimizde iftiralarla memurları ürkütmeğe çalışıyorlar. Onun için biz şimdilik çok ihtiyat edip telâş etmemek ve inâyet-i İlâhiyenin imdâdımıza gelmesini tevekkül ile beklemek lâzımdır. ∗∗∗

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.