İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 598 / 656
598

Elcevab: Risale-i Nur doğrudan doğruya Kur'ânın bâhir bir bürhânı ve kuvvetli bir tefsiri ve parlak bir lem'a-i i'câz-ı manevîsi ve O bahrin bir reşhası ve O güneşin bir şuâı ve O mâden-i ilm-i hakikatten mülhem ve feyzinden gelen bir tercüme-i maneviyesi olduğundan onun kıymetini ve ehemmiyetini beyân etmek Kur'ânın şerefine ve hesabına ve senâsına geçtiğinden, elbette Risale-i Nurun meziyetini beyân etmekliği, hak iktiza eder ve hakikat ister, Kur'ân izin verir. Benim gibi bir tercümânın hissesi yalnız şükürdür. Hiçbir cihetle fahre, temeddühe, gurura hakkı yoktur ve olamaz. Gelecek âyetlerin işârâtına bu nokta-i nazarla bakmak gerektir. Yoksa beni hodbînlik ile ittiham edenlere hakkımı helâl etmem. Bu çok ehemmiyetli suâle karşı iki-üç saat zarfında birden Kur'ânın âyât-ı meşhûresinden Sözler adedince otuzüç âyetin hem mânâsıyla, hem cifir ile Risale-i Nura işâretleri uzaktan uzağa icmâlen görüldü. Ayrı ayrı tarzlarda otuzüç âyet müttefikan Risale-i Nuru remizleriyle gösterdiği, hayâl meyâl görüldü.

İhtar

İHTAR

En evvel yirmidördüncü âyetin başında zikredilen ihtara dikkat etmek lâzımdır. O ihtarın yeri başta idi. Fakat orada hâtıra geldi, oraya girdi.

İkinci Bir İhtar

İKİNCİ BİR İHTAR

Tevâfukla işâretler eğer münâsebât-ı maneviyeye istinâd etmezse ehemmiyeti azdır. Eğer münâsebet-i maneviyesi kuvvetli ise, bu onun bir ferdi, bir mâsadakı hükmünde olsa ve müstesnâ bir liyâkati bulunsa, o vakit tevâfuk ehemmiyetlidir. Ve o kelâmdan bunun irâdesine bir emâre olur. Ve ondan o ferdin hususî bir sûrette dâhil olduğuna ya remz, ya işâret, ya delâlet hükmünde onu gösterir.

İşte gelecek Âyât-ı Kur'âniyenin Risale-i Nura işâretleri ve tevâfukları ekseriyet ile kuvvetli bir münâsebet-i maneviyeye istinâd ederler. Evet bu gelecek âyât-ı meşhûre müttefikan onüçüncü asrın âhirine ve ondördüncü asrın evveline cifirce bakıyorlar ve Kur'ân ve îmân hesabına bir hakikate işâret ediyorlar. Ve medâr-ı tesellî bir Nur’dan haber veriyorlar. Ve o zamanın dalâlet fitnesinden gelen şübehâtı izâle edecek Kur'ânî bir bürhânı müjde veriyorlar. Ve o işâretlere ve remizlere tam mazhar ve o vazifeleri bihakkın görecek, Risale-i Nur gibi bir tefsir-i Kur'ânî olacak. Hâlbuki Risale-i Nur bu mezkûr noktada ileri olduğu, onu okuyanlarca şübhesiz olmasıyla delâlet eder ki; o âyetler bilhassa Risale-i Nura bakıp ona işâret ediyorlar.

Birincisi

BİRİNCİSİ:

Sûre-i Nur’dan Âyetü'n-Nur’dur ki, Risale-i Nurun Resâili'n-Nur ve Risalei'n-Nur ve Risaletü'n-Nur nâmlarıyla sebeb-i tesmiyesinin onaltı

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.