ve elemsiz lezzet ve kedersiz sevinç ve hayattaki saâdet, yalnız îmândadır ve îmân hakikatleri dâiresinde bulunur. Yoksa dünyevî bir lezzette çok elemler var. Bir üzüm tanesi yedirir, on tokat vurur, hayatın lezzetini kaçırır.
Ey hapis musîbetine düşen bîçâreler! Mâdem dünyanız ağlıyor ve tatlı hayatınız acılaştı; çalışınız, âhiretiniz dahi ağlamasın ve hayat-ı bâkiyeniz gülsün, tatlılaşsın. Hapisten istifade ediniz. Nasıl bazen ağır şerâit altında düşman karşısında bir saat nöbet, bir sene ibâdet hükmüne geçebilir; öyle de sizin ağır şerâit altında herbir saat ibâdet zahmeti, çok saatler olup o zahmetleri rahmetlere çevirir. ∗∗∗
► (33) ◄
Azîz, Sıddık Kardeşlerim!
Sizi tâziye değil, belki tebrik ediyorum. Mâdem kader-i İlâhî bizi bu üçüncü Medrese-i Yûsufiye’ye bir hikmet için sevketti ve bir kısım rızkımızı bize burada yedirecek ve rızkımız bizi buraya çağırdı ve mâdem şimdiye kadar kat'î tecrübelerle ﴾ عَسٰى أَنْ تَكْرَهُوا شَيْئًا وَهُوَ خَيْرٌ لَكُمْ ﴿ sırrına inâyet-i İlâhiye bizi mazhar etmiş ve mâdem Medrese-i Yûsufiye’deki yeni kardeşlerimiz herkesten ziyâde Nurlardaki tesellîye muhtaçtırlar ve adliyeciler, memurlardan ziyâde Nur kaidelerine ve sâir kudsî kanunlarına ihtiyaçları var ve mâdem Nur nüshaları pek kesretle hàriçteki vazifenizi görüyorlar ve fütûhâtları tevakkuf etmiyor ve mâdem burada herbir fânî saat, bâkî ibâdet saatleri hükmüne geçer, elbette biz bu hâdiseden –mezkûr noktalar için– kemâl-i sabır ve metânet içinde mesrûrâne şükür etmemiz lâzımdır. Denizli hapsinde tesellî için yazdığımız bütün o küçük mektûbları size de aynen tekrar ederim. İnşâallâh o hakikatli fıkralar sizi de mütesellî ederler. ∗∗∗
► (34) ◄
Azîz, Sıddık Kardeşlerim!
Evvelâ: Hadsiz şükür ederim ki: Risale-i Nurun hakîki sâhibleri olan müftüler, vâizler, imâmlar, hocalardan manevî kahramanlar meydâna çıktılar. Şimdiye kadar Nurun fedâkârları; gençler, mektebliler, muallimler idi. Bin Bârekallâh Edhem, İbrahimler, Ali Osmanlar ehl-i medresenin yüzlerini ak ettiler, çekingenliklerini cesârete çevirdiler.
Sâniyen: Hàlisâne fa'âliyetlerinden ve heyecanlarından neş'et eden bu hâdiseden teessüf etmesinler. Çünkü, Denizli hapsi, netice itibariyle, ihtiyatsız hareket edenleri tebrik ettirdi. Zahmet pek az, fâide-i maneviye
