İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 420 / 656
420

ile beraber dâhilde ve hàriçte bîçâre mahpuslara çalışanlara bir sadaka hükmünde defter-i hasenâtına yazılır. Hususan musîbet-zede, ihtiyar veya hasta veya fakir veya garîb olsa, o sadaka-i maneviyenin sevâbını çok ziyâdeleştirir. İşte bu kıymetli kazancın şartı, farz namazını kılmaktır. Tâ ki o hizmeti Lillâh için olsun. Hem bir şartı da, sadâkat ve şefkat ve sevinçle ve minnet etmemek tarzda yardımlarına koşmaktır. ∗∗∗

Gençlik Rehberinin Küçük Bir Hâşiyesi

GENÇLİK REHBERİNİN KÜÇÜK BİR HÂŞİYESİ

بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ

Risale-i Nurdaki hakîki tesellîye mahpuslar çok muhtaçtırlar. Hususan gençlik darbesini yiyip taze ve şirin ömrünü hapiste geçirenlerin, Nurlara ekmek kadar ihtiyaçları var. Evet, gençlik damarı akıldan ziyâde hissiyatı dinler. His ve heves ise kördür, âkıbeti görmez. Bir dirhem hazır lezzeti, ileride bir batman lezzete tercih eder; bir dakika intikam lezzeti ile katleder, seksen bin saat hapis elemlerini çeker ve bir saat sefâhet keyfiyle –bir nâmus mes'elesinde– binler gün hem hapsin, hem düşmanının endişesinden sıkıntılarla ömrünün saâdeti mahvolur. Bunlara kıyâsen bîçâre gençlerin çok vartaları var ki; en tatlı hayatını, en acı ve acınacak bir hayata çeviriyorlar. Ve bilhassa şimâlde koca bir devlet, gençlik hevesâtını elde ederek bu asrı fırtınalarıyla sarsıyor. Çünkü âkıbeti görmeyen kör hissiyatla hareket eden gençlere, ehl-i nâmusun güzel kızlarını ve karılarını ibaha eder, belki hamamlarında erkek-kadın beraber çıplak olarak girmelerine izin vermeleri cihetinde bu fuhşiyâtı teşvik eder. Hem, serseri ve fakir olanlara zenginlerin mallarını helâl eder ki, bütün beşer bu musîbete karşı titriyor.

İşte bu asırda İslâm ve Türk gençleri kahramanâne davranıp iki cihetten hücum eden bu tehlikeye karşı Risale-i Nurun Meyve ve Gençlik Rehberi gibi keskin kılınçlarıyla mukàbele etmeleri elzemdir. Yoksa o bîçâre genç, hem dünya istikbâlini ve mes'ûd hayatını, hem âhiretteki saâdetini ve hayat-ı bâkiyesini azâblara, elemlere çevirip mahveder ve sû-i istimâl ve sefâhetle hastahânelere ve hissiyat taşkınlıklarıyla hapishânelere düşer. Eyvâhlar, eseflerle ihtiyarlığında çok ağlayacak. Eğer terbiye-i Kur'âniye ve Nurun hakikatleriyle kendini muhâfaza eylese, tam bir kahraman genç ve mükemmel bir insan ve mes'ûd bir Müslüman ve sâir zîhayatlara, hayvanlara bir nev'i sultan olur.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.