İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 79 / 656

Altıncı Şuâ

79

Altıncı Şuâ

Yalnız İki Nükte’dir.

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ

[Namazdaki teşehhüdde bulunan

اَلتَّحِيَّاتُ اَلْمُبَارَكَاتُ اَلصَّلَوَاتُ اَلطَّيِّبَاتُ لِلّٰهِ

ilâ âhirihi’nin iki noktasına gelen iki suâle iki cevaptır. Teşehhüdün sâir hakikatlerinin beyânı başka vakte ta'lik edilerek bu Altıncı Şuâ’da yüzer nüktesinden yalnız İki Nüktesi muhtasar bir sûrette beyân edilecek.]

Birinci Sual

Birinci Suâl: Teşehhüdün mübârek kelimâtı, mi'râc gecesinde Cenâb-ı Hak ile Resûlünün bir mükâlemeleri olduğu hâlde, namazda okunmasının hikmeti nedir?

Elcevab: Her mü'minin namazı, onun bir nev'i mi'râcı hükmündedir. Ve o huzura lâyık olan kelimeler ise Mi'râc-ı Ekber-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm’da söylenen sözlerdir. Onları zikretmekle, o kudsî sohbet tahattur edilir. O tahatturla o mübârek kelimelerin mânâları cüz'iyetten külliyete çıkar ve o kudsî ve ihâtalı mânâlar tasavvur edilir veya edilebilir. Ve o tasavvur ile kıymeti ve nuru teâlî edip genişlenir.

Meselâ: Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, o gecede Cenâb-ı Hakka karşı selâm yerinde اَلتَّحِيَّاتُ لِلّٰهِ demiş. Yani: “Bütün zîhayatların, hayatlarıyla gösterdikleri tesbihât-ı hayatiye ve sâni'lerine takdim ettikleri fıtrî hediyeler Ey Rabbim, sana mahsûstur. Ben dahi bütün onları tasavvurumla ve îmânımla sana takdim ediyorum.

Evet nasıl ki, Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm اَلتَّحِيَّاتُ kelimesiyle bütün zîhayatın ibâdât-ı fıtriyelerini niyet edip takdim ediyor.

Öyle de, tahiyyâtın hülâsası olan اَلْمُبَارَكَاتُ kelimesiyle de bütün medâr-ı bereket ve tebrik ve Bârekallâh dediren ve mübârek denilen ve hayatın ve zîhayatın hülâsası olan mahlûklar, hususan tohumların ve çekirdeklerin, dânelerin, yumurtaların fıtrî mübârekiyetlerini ve bereketlerini ve ubûdiyetlerini temsîl ederek, o geniş mânâ ile söylüyor.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.