İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 271 / 656
271

bir sahada, yüzer talebelerde, yüzler risalede, onsekiz sene zarfındaki mektûb ve kitaplarda hakikat-i îmâniyeden ve Kur'âniyeden ve âhiretin tahkîkinden ve saâdet-i ebediyeye çalışmaktan başka bir şey bulmadılar. Plânlarını gizlemek için gayet âdi bahâneleri aramağa başladılar. Fakat hükûmetin bazı erkânını iğfal edip aleyhimize çeviren dehşetli ve gizli bir zındıka komitesi şimdi doğrudan doğruya küfr-ü mutlak hesabına bize hücum etmek ihtimaline karşı, güneş gibi zâhir ve şübhe bırakmaz ve dağ gibi metîn, sarsılmaz olan Meyve Risalesi onlara karşı en kuvvetli bir müdafaa olup onları susturacak diye bize yazdırıldı zannediyorum.

Said Nursî ∗∗∗

► (25) ◄

Kardeşlerim!

Gerçi yeriniz çok dardır, fakat kalbinizin genişliği o sıkıntıya aldırmaz, hem yerlerimize nisbeten daha serbesttir. Biliniz! En esâslı kuvvetimiz ve nokta-i istinâdımız, tesânüddür. Sakın sakın bu musîbetlerin verdiği asabîlik cihetiyle birbirinizin kusuruna bakmayınız. Kısmet ve kadere i'tirâz hükmünde olan şekvâlar ve “Böyle olmasaydı şöyle olmazdı” diye birbirinizden gücenmeyiniz. Ben anladım ki; bunların hücumundan kurtulmak çaremiz yoktu, ne yapsaydık onlar hücumu yapacak idiler. Biz sabır ve şükür ve kazâya rızâ ve kadere teslîm ile mukàbele ederek tâ inâyet-i İlâhiye imdâdımıza gelinceye kadar az zamanda ve az amelde pekçok sevâb ve hayrat kazanmağa çalışmalıyız.

Oradaki kardeşlerimizin selâmetlerine duâlar ediyoruz.

Said Nursî ∗∗∗

► (26) ◄

Azîz, Sıddık Kardeşlerim!

Bu dünyanın hayatı pek çabuk değişmesine ve zevâline ve fenâ ve fânî, âkıbetsiz lezzetlerine ve firâk ve iftirak tokatlarına karşı bir ehemmiyetli medâr-ı tesellî ise, samîmî dostlar ile görüşmektir. Evet, bazen bir tek dostunu bir-iki saat görmek için, yirmi gün yol gider ve yüz lirayı sarfeder. Şimdi bu acîb, dostsuz zamanda samîmî kırk-elli dostunu birden bir-iki ay görmek ve Allah için sohbet etmek ve hakîki bir tesellî alıp vermek; elbette başımıza gelen bu meşakkatler ve zâyiât-ı maliye, ona karşı pek ucuz düşer.. ehemmiyeti kalmaz. Ben kendim, buradaki kardeşlerimden on sene firâktan sonra bir tekini görmek için bu meşakkati kabûl ederdim. Teşekkî, kaderi tenkid ve teşekkür kadere teslîmdir. ∗∗∗

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.