İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 443 / 656
443

alâkanızın muktezâsı olarak fedâ edersiniz. Elbette gayet cüz'î ve geçici ve ehemmiyetsiz hissiyatınızı fedâ etmeğe mükellefsiniz. Yoksa kat'iyyen bizlere bu sırada büyük zararlar olacağı gibi, Nur dâiresinden ayrılmak ihtimali var diye titriyorum. Üç günden beri hiç görmediğim bir sıkıntı beni tekrar sarsıyordu. Şimdi kat'iyyen bildim ki, göze bir saç düşmek gibi az bir nazlanmak sizin gibilerin mâbeyninde hayat-ı Nuriyemize bir bomba olur. Hattâ size bunu da haber vereyim, geçen fırtına ile bizi alâkadar göstermeğe çok çalışılmış. Şimdi, mâbeyninizde az bir yabânîlik atmaya çabalıyorlar. Ben sizin hâtırınız için herbirinizden on derece ziyâde zahmet çektiğim hâlde, sizden hiçbirinizin kusuruna bakmamağa karar verdim. Siz dahi, haklı ve haksız olsa benlik yapmamak, üstadımız olan şâkirdlerin şahs-ı manevîsi nâmına istiyorum. Eğer o acîb yerde beraber bulunmaktan gizli parmaklar karışıyorlar, biriniz Tahiri’nin koğuşuna gidiniz.

Said Nursî ∗∗∗

► (63) ◄

Azîz, Sıddık Kardeşlerim!

Ricâ ederim, üçünüzün hakkında birbirinden ziyâde gücenmeğe ehemmiyet verdiğimden gücenmeyiniz. Çünkü, Husrev’le Feyzi’de benim gibi insanlardan tevahhuş ve sıkılmak var. Hem birbirine bir derece meşrebce ayrıdırlar. Ve Sabri ise, akraba ve tarz-ı maîşet cihetinde hayat-ı ictimâiye ile birkaç vecihte alâkadar ve ihtiyata mecburdur. İşte üçünüz bu ihtilâf-ı meslek ve meşreb haysiyetiyle o dağdağalı koğuşta ve sıkıntılı kalabalık içinde her hâlde tam tahammül ve sabır edemediğinizden ben telâş edip vesvese ediyorum. Çünkü, pek az bir muhâlefet bu sırada pek zararı var.

Said Nursî ∗∗∗

► (64) ◄

Azîz, Sıddık Kardeşlerim, Bu Medrese-i Yûsufiye’de Ders Arkadaşlarım!

Bu gelen gece olan Leyle-i Berât, bütün senede bir kudsî çekirdek hükmünde ve mukadderât-ı beşeriyenin programı nev'inden olması cihetiyle Leyle-i Kadrin kudsiyetindedir. Herbir hasenenin Leyle-i Kadir’de otuzbin olduğu gibi, bu Leyle-i Berât’ta herbir amel-i sâlihin ve herbir harf-i Kur'ânın sevâbı yirmibine çıkar. Sâir vakitte on ise, Şühûr-u Selâsede yüze ve bine çıkar. Ve bu kudsî leyâli-i meşhûrede, onbinler, yirmibin veya otuzbinlere çıkar. Bu geceler elli senelik bir ibâdet hükmüne geçebilir. Onun için elden geldiği kadar Kur'ânla ve istiğfar ve salavâtla meşgul olmak büyük bir kârdır.

Said Nursî ∗∗∗

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.