bir nev'i ittihamı işmâm eder. Mâdem herşeyde bir güzellik ciheti var ve rahmetin bir cilvesi var ve kader, adâlet ve hikmetle iş görür; elbette bu zamanda umum Âlem-i İslâmı alâkadar edecek bir kudsî vazife yüzünden hafif bir zahmete ehemmiyet vermemekle mükellefiz. ∗∗∗
► (51) ◄
(Cüz'î ve lüzumsuz bir âdi hâlimi size yazmak icâb etti.)
Kardeşlerim!
Benim kat'î kanâatim geldi ki; nazar, beni şiddetle müteessir ve hasta eder. Çok defa, tecrübe ettim. Ben rûh u canla size her vaziyette arkadaş olmak istiyorum, fakat اَلنَّظَرُ يُدْخِلُ الْجَمَلَ الْقِدْرَ وَالرَّجُلَ الْقَبْرَ meşhûr kaide ile nazar beni vurur. Çünkü bana bakan, ya şiddetli adâvetle veya takdir ile nazar eder. Bu iki nazar dahi bazı insanların bir hâsiyet-i isabet sırrıyla bakmasında bulunur. Bunun için mümkün olsa, mecbur etmezlerse sizin ile beraber mahkemeye her vakit gelmemek niyet ettim. ∗∗∗
► (52) ◄
بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ وَاِنْ مِنْ شَىْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ
Azîz Kardeşlerim!
Bu fecirde, birden bir fıkra ihtar edildi. Evet, ben de Husrev’in zelzele hakkında tafsîlen yazdığı kerâmet-i Nuriyeyi tasdik ederim ve kanâatim de o merkezdedir. Çünkü, Risale-i Nur ve şâkirdlerine dört defa şiddetli taarruzların aynı zamanında dört defa dehşetli zelzelenin hücumu tam tamına tevâfukları tesâdüfî olmadığı gibi; Risale-i Nurun iki merkez-i intişarı olan Isparta ve Kastamonu’nun sâir yerlere nisbeten âfâttan mahfûz kalmaları ve Sûre-i ve'l-Asr işâretiyle, âhirzamanın en büyük bir hasâret-i insaniyesi olan bu ikinci Harb-i Umumîden çare-i necât ise îmân ve amel-i sâlih olmasından, Risale-i Nurun Anadolu’nun her tarafında îmân-ı tahkîkîyi neşri zamanına Anadolu’un fevkalâde olarak bu hasâret-i azîme-i harbiyeden kurtulması tam tamına tevâfuku dahi tesâdüfî olamaz. Hem Risale-i Nurun hizmetine zarar veren veya hizmette kusur edenlere aynı zamanında gelen şefkat veya hiddet tokatlarının yüzer vukûâtları tam tamına tevâfukları tesâdüfî olmadığı gibi, Risale-i Nura hüsn-ü hizmet edenlerin hemen hemen bilâ-istisna maîşetinde vüs'at ve bereket ve kalbinde meserret ve rahat görmelerinin binler hâdiseleri dahi tesâdüfî olamaz. ∗∗∗
