İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 413 / 656
413

gibi, haksız olarak beş sene bir köyde, muhâbereden ve ihtilâttan memnû' bir tarzda ikamet ettirdiniz. Her menfîyi şehirlerde, dost ve akrabasıyla beraber bıraktınız ve sonra vesika verdiğiniz hâlde, sebebsiz beni tecrid edip –bir-iki tane müstesnâ– hiçbir hemşehri ile görüştürmediniz... Demek beni efrâd-ı milletten ve raiyetten saymıyorsunuz... Nasıl kanun-u medeniyetinizin bana tatbikini teklif ediyorsunuz? Dünyayı bana zindân ettiniz, zindânda olan bir adama böyle şeyler teklif edilmez. Siz bana dünya kapısını kapadınız ben de âhiret kapısını çaldım; Rahmet-i İlâhiye açtı. Âhiret kapısında bulunan bir adama, dünyanın karmakarışık usûl ve âdâtı ona nasıl teklif edilir!.. Ne vakit beni serbest bırakıp memleketime iâde edip hukukumu verdiniz, o vakit usûlünüzün tatbikini isteyebilirsiniz!..

#### İkinci Mesele

İkinci Mes'ele: Ehl-i dünya diyorlar ki: “Bize ahkâm-ı diniyeyi ve hakàik-ı İslâmiyeyi ta'lim edecek resmî bir dâiremiz var. Sen ne salâhiyetle neşriyat-ı diniye yapıyorsun? Sen mâdem nefye mahkûmsun, bu işlere karışmaya hakkın yok.”

Elcevab: Hak ve hakikat inhisar altına alınmaz! Îmân ve Kur'ân nasıl inhisar altına alınabilir! Siz dünyanızın usûlünü, kanununu, inhisar altına alabilirsiniz. Fakat hakàik-ı îmâniye ve esâsât-ı Kur'âniye, resmî bir şekilde ve ücret mukâbilinde dünya muâmelâtı sûretine sokulmaz; belki bir mevhibe-i İlâhiye olan o esrâr, hàlis bir niyet ile; ve dünyadan ve huzûzât-ı nefsâniyeden tecerrüd etmek vesilesiyle o feyizler gelebilir. Hem de sizin o resmî dâireniz dahi, memlekette iken beni vâiz kabûl etti, ta'yin etti. Ben o vâizliği kabûl ettim, fakat maaşını terkettim. Elimde vesikam var. Vâizlik ve imâmlık vesikasıyla her yerde amel edebilirim; çünkü benim nefyim haksız olmuştur. Hem menfîler mâdem iâde edildi, eski vesikalarımın hükmü bâkîdir.

Sâniyen: Yazdığım hakàik-ı îmâniyeyi doğrudan doğruya nefsime hitâb etmişim. Herkesi dâvet etmiyorum. Belki rûhları muhtaç ve kalbleri yaralı olanlar o edviye-i Kur'âniyeyi arayıp buluyorlar. Yalnız medâr-ı maîşetim için, yeni hurûf çıkmadan evvel, haşre dair bir risalemi tab'ettirdim. Bunu da bana karşı insafsız eski vâli, o risaleyi tedkik edip, tenkid edecek bir cihet bulamadığı için ilişemedi.

#### Üçüncü Mesele

Üçüncü Mes'ele: Benim bazı dostlarım, ehl-i dünya bana şübheli baktıkları için, ehl-i dünyaya hoş görünmek için, benden zâhiren teberrî ediyorlar, belki tenkid ediyorlar. Hâlbuki kurnaz ehl-i dünya, bunların teberrîsini ve bana karşı ictinâblarını, o ehl-i dünyaya sadâkate değil belki bir nev'i riyâya, vicdânsızlığa hamledip, o dostlarıma karşı fenâ nazarla bakıyorlar.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.