İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 384 / 656
384

► (17) ◄

[Pek acîbdir ki; merhum Hasan Feyzi’nin gayet hàlisâne ve ayn-ı hakikat ve vâkıa mutâbık ve hiç zararı olmayan ve çoklara menfaatli olan takrizini ve medhiyesini bir suç mevzûu diye Nurun bir mecmuasının âhirinde bulunmasıyla o mecmuanın müsâderesine vesile yapmak istenilmiş.]

Hasan Feyzi’nin bir mektûbu vardır. Hülâsası:

Ey Risale-i Nur!. Senin, hakkın dili ve hakkın ilhâmı olup Onun izni ile yazıldığına şübhe yok.” “Ben kimsenin malı değilim. Ben hiçbir kitaptan alınmadım, hiçbir eserden çalınmadım. Ben Rabbânî ve Kur'ânîyim. Bir lâyemûtun eserinden fışkıran kerâmetli bir Nur’um.” “Sen çok feyizli ve rahmetli bir hak kitapsın. Bazı hàs ve hàlis talebelerini evliyâ ve asfiyâ nişanlarıyla taltif ve tezyîn ediyorsun. Hem mahkemelere senin eczâların bir mücrim, bir maznun sıfatıyla değil, belki bir muallim, bir mürebbî ve bir mürşid olarak girmiştir. Her dîvân-ı adâlette en büyük dehşet ve savletini azamet ve izzetini parlak ve şa'şaalı bir sûrette gösterdin. Onları da îmân ve Kur'ân suyuyla yıkadın.”

Ey Risale-i Nurun bir hàdimi ve tercümânı olan Üstadım! Allah’ın abdi ve İmâm-ı Ali’nin (R.A.) manevî veledi ve Gavs-ı A'zam’ın (K.S.) mürîdi olan Üstadım! Beni huzur-u àli-yi irfanına çıkar. İşte ancak bir kilo kadar olan bir aylık erzâkı ve zahîresi paket hâlinde kağıtta sarılı ve çivide asılı duruyor. O yokluk içinde tükenmez bir varlığa kavuşuyor. Hediye ve behiyeleri almaktan çekiniyor. Zekât ve sadakaları, teberrük ve teberruları alsa idi, bugün bir milyon servet sâhibi olurdu.” ∗∗∗

► (18) ◄

[Risale-i Nur tesmiyesinin dokuz sebebleri içinde yalnız birisine ilişmişler. Nur isimli hàs şâkirdlerinden göremiyoruz demişler. Hâşiyede cevab verildiği gibi, şimdi de Nuri Benli ve Küreli saatçi Nuri, Nur hizmetinde mümtâzdırlar. Demek tenkid edemiyorlar. Cüz'î bahânelere mecbur oluyorlar.]

Yirmialtıncı Söz Risalesinde otuzüç aded Sözlerin, otuzüç aded Mektûbların, otuzbir aded Lem'aların ve onüç aded Şuâların mecmûuna Risale-i Nur denilmesinin sırrı şudur ki; bütün hayatımda Nur kelimesi her yerde bana rast gelmiş. Ezcümle, karyem Nurs’tur, merhum vâlidemin ismi Nuriye’dir, Nakşî üstadım Seyyid Nur Muhammed’dir, Kàdirî üstadlarımdan Nureddin, Kur'ân üstadlarımdan Nuri, talebelerimden benimle

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.