| Sıra No. | HATÂLAR | CEVABLARI |
|:-------------:|:-------------:|:---------:|
| 66. | Şapka, fes gibidir. Îmân ile hiç alâkası yoktur. Îmân ise tamamen vicdânî ve kalbî olduğunu Said bilmekten âcizdir. | İslâm ulemâsı ve müçtehidleri ve Şeyhülislâmlar, hususan İmâm-ı A'zam, îmânı zedeleyen çok alâmetleri ve harekâtları kaydettikleri hâlde hususan şapka ve zünnârın (Kütüb-ü kelâmiyede dahi) ulemânın, îmânın muktezâsına münâfî olduğunun ittifaklarına karşı böyle sözleri yazan ne kadar hatâ ve yanlış olduğunu divâneler de anlar. Şapka hakkında i'tirâznâmemdeki beyânât ve Risale-i Nurdaki îmân-ı tahkîkînin hàrika hüccetleri, Said’in idrakinde âcizdir demesini yüzüne çarpar. |
| 67-68.| Şapkanın küfür alâmeti ve devam-ı ısrarı da dinsizlik olması üzerinde çok durmaktadır. Şapkanın giyilmemesi için propagandaya ve kendi tâbirlerince mücâdele ve mücâhedeye giriştikleri görülmektedir. | İ'tirâznâmemde dört-beş yerinde gayet kat'î bir sûrette bu yanlışın ne kadar mânâsız olduğunu gösterir. |
| 69. | Nur Talebelerinin şapka giymeyerek bere giydikleri müşâhede edilmiştir. | Nur Talebelerinin umumu değil, ehl-i takvâ olanlar, hususan hayat-ı ictimâiye ile alâkası az olanlar lüzumsuz, mânâsız, secdeye mâni olan şapkayı giymediklerini medâr-ı mes'ûliyet zanneden, kendisi hakikat ve adâlet ve maslahat-ı millet nazarında mes'ûldür. |
| 70. | Şapkanın küfür alâmeti olması ve sayılması bir îmân hâline geldiği gibi.. | Kırk sene evvel İstanbul ulemâsına verdiğim cevabı, mahkemede beyân ettiğim gibi bütün ulemâ-i İslâmın istimâl ettiği bir tâbiri, yalnız bana isnâd etmek ve bunu da, bir îmân hâline geldiği ile tâbir etmek, hem İslâmiyete, hem ehl-i ilme, hem bana karşı bir ittiham değil, divânecesine bir ihanettir. Ona iâde ediyorum. |
