| Sıra No. | HATÂLAR | CEVABLARI |
|:-------------:|:-------------:|:---------:|
| 71. | Medreselerin ve tekyelerin kapanmasından, ezân ve kamette اَللّٰهُ اَكْبَرُ denilmemesinden, bunlar âhirzaman alâmetlerinden sayıldığından, inkılâb hareketlerine karşı bir kışkırtmak istediği anlaşılmıştır. | Kırk sene evvel bir - iki hadîsin te'vilini beyân ettiğimi ve Diyânet Riyâsetinin ulemâsının yeni icâdlarının fetvâsına karşı onbeş sene evvel yazdığım bir risaleyi reddetmeyip bana ilişmedikleri hâlde, bu mes'eleyi şimdi medâr-ı bahsetmek adliye kanunuyla hiçbir münâsebeti yok. Makam-ı iddia eski nakarâtı tekrar edip, bin dereden su toplamak nev'inde isnâd etmesi; hem yanlış, hem hatâ, hem de idareye bir zararı muhtemeldir. |
| 72. | “Beşinci Şuâ’ın mes'elelerini herkese göstermek câiz değildir, mahremdir.” ihtarını yapmayı unutmamıştır. | Her bahâne ile bizi perîşan etmek isteyen gizli düşmanlarımızın şerlerinden tahaffuz ve müddeî gibi sathîce mânâlar verilmemek için (Bu mahremdir, herkese gösterilmesin) denilmesini bir suç sayıp ve suçunu ikrar ediyor mânâsına çevirmek zâhir bir yanlıştır.. |
| 73. | Ahmed Feyzi “Bediüzzamanü'l-Kürdî” kelimesini bulmak için iki kere Muhammed (A.S.M.) kelimesinin tevâfukunu göstermiş. Acaba Said el-Kürdî, Peygamberimiz Muhammed Mustafa’ya (A.S.M.) benzetilmek mi istenilmiştir. | Ahmed Feyzi’nin; Risale-i Nur, Kur'ânın bir tefsiri olmasından ve her vakit nübüvvetin Şerîatını tatbik eden ve veraset-i Nübüvvet ve اَلْعُلَمَاءُ وَرَثَةُ الْاَنْبِيَاءِ hadîsine istinâden bîçâre Said’i o irsiyette, o Kur'ân hizmetinde, değil bir benzemek belki sünnete ittibâ' etmek mânâsındaki ilmî ve ebcedî istihrâcını medâr-ı mes'ûliyet gören, hem تَخَلَّقُوا بِاَخْلَاقِ رَسُولِ اللّٰهِ mânâsını anlamayan elbette üç cihette yanlış etmiş. Zât-ı Ahmediye’nin (A.S.M.) güneşinden tereşşuh eden bir zerrecik nuruna mazhariyetini büyük bir saâdet telâkki eden Said’in elbette yüzbin derece kendi haddinden tecâvüz edip ona kendini benzetmeğe çalıştığını söyleyen divânedir. Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselâm’a ittibâ'ı ve sünnetine iktidâ mânâsını anlamamış. |
