bir ordu kadar kuvvetli olduğunu göstermek hikmetiyle bu çeşit şeyler bana yazdırılmış. Yoksa, hâşâ kendimizi satmak ve beğendirmek ve temeddüh etmek ve hodfürûşluk etmek ise; Risale-i Nurun ehemmiyetli bir esâsı olan ihlâs sırrını bozmaktır. İnşâallâh Risale-i Nur kendi kendine, hem kendini müdafaa ettiği, hem kıymetini tam gösterdiği gibi, bizi de ma'nen müdafaa edip kusurlarımızı affettirmeye vesile olacaktır.
Umum kardeşlerimin ve hemşirelerimin, hàssaten duâları makbûl ve mübârek masûmlar tâifesi ve muhterem ihtiyarlar cemâatinden herbirerlerine binler selâm ve duâ ederek Ramazan-ı Şerîflerini tebrik ederiz, duâlarını ricâ ederiz.
Hasta Kardeşiniz
Said Nursî ∗∗∗
بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ
Bu âciz kardeşiniz, hem i'tirâz eden o eski dost zâta hem ehl-i dikkate ve sizlere beyân ediyorum ki; Kur'ân-ı Mu'cizü'l-Beyân’ın feyziyle Yeni Said hakàik-ı îmâniyeye dair o derece mantıkça ve hakikatçe bürhânlar zikrediyor ki, değil Müslüman ulemâsı, belki en muannid Avrupa feylesoflarını da teslîme mecbur ediyor ve etmektedir. Amma Risale-i Nurun kıymet ve ehemmiyetine işârî ve remzî bir tarzda Hazret-i Ali (R.A.) ve Gavs-ı A'zam’ın (R.A.) ihbarâtı nev'inden, Kur'ân-ı Mu'cizü'l-Beyân dahi bu zamanda bir mu'cize-i maneviyesi olan Risale-i Nura nazar-ı dikkati celbetmesine mânâ-yı işârî tabakasından rumûz ve îmâları, i'câzının şe'nindendir. Ve o lisân-ı gaybın belâğat-ı mu'cizekârânesinin muktezâsıdır.
Evet, Eskişehir hapishânesinde dehşetli bir zamanda ve kudsî bir tesellîye çok muhtaç olduğumuz hengâmda, manevî bir ihtarla: “Risale-i Nurun makbûliyetine eski evliyâlardan şâhid getiriyorsun. Hâlbuki ﴾ وَلَا رَطْبٍ وَلَايَابِسٍ اِلَّا فِي كِتَابٍ مُب۪ينٍ ﴿ sırrıyla en ziyâde bu mes'elede söz sâhibi Kur'ândır. Acaba Risale-i Nuru Kur'ân kabûl eder mi? Ona ne nazarla bakıyor?” denildi. O acîb suâl karşısında bulundum. Ben de Kur'ândan istimdâd eyledim. Birden otuzüç âyetin mânâ-yı sarîhinin teferruâtı nev'indeki tabakàttan mânâ-yı işârî tabakasından (ve o mânâ-yı işârî külliyetinde dâhil) bir ferdi Risale-i Nur olduğunu ve duhûlüne
