İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 593 / 656
593

بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ وَاِنْ مِنْ شَىْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ

Azîz, Sıddık, Sarsılmaz, Sebatkâr, Fedâkâr, Vefâdâr Kardeşlerim!

Bilirsiniz ki Ankara ehl-i vukûfu Risale-i Nura ait kerâmetleri ve işâret-i gaybiyeleri inkâr edememişler. Yalnız, yanlış olarak o kerâmetlerde beni hissedar zannedip i'tirâz ederek, “Böyle şeyler kitapta yazılmamalı idi; kerâmet izhâr edilmez” diye hafif bir tenkide mukâbil müdafaâtımda onlara cevaben demiştim ki:

Onlar bana ait değil ve o kerâmetlere sâhib olmak benim haddim değil. Belki Kur'ânın mu'cize-i maneviyesinin tereşşuhâtı ve lem'alarıdır ki hakîki bir tefsiri olan Risale-i Nurda kerâmetler şeklini alarak (şâkirdlerinin kuvve-i maneviyelerini takviye etmek için) İkramât-ı İlâhiye nev'indendir. İkram ise, izhârı bir şükürdür, câizdir. Hem makbûldür. Şimdi ehemmiyetli bir sebebe binâen cevabı bir parça izâh edeceğim. Ve, “ne için izhâr ediyorum ve ne için bu noktada bu kadar tahşidât yapıyorum ve ne için birkaç aydır bu mevzûda çok ileri gidiyorum. Ekser mektûblar o kerâmete bakıyor?” diye suâl edildi.

Elcevab: Risale-i Nurun hizmet-i îmâniyesinde bu zamanda binler tahribâtçılara mukâbil yüzbinler tamiratçı lâzım gelirken, hem benimle lâakal yüzer kâtib ve yardımcı bulunmak ihtiyaç varken, değil çekinmek ve temâs etmemek, belki millet ve ehl-i idare takdir ile ve teşvik ile yardım ve temâs etmek zarûrî iken ve o hizmet-i îmâniye hayat-ı bâkiyeye baktığı için hayat-ı fâniyenin meşgalelerine ve fâidelerine tercih etmek, ehl-i îmâna vâcib iken, kendimi misâl alarak derim ki:

Beni herşeyden ve temâstan ve yardımcılardan men'etmek ile beraber aleyhimizde olanlar bütün kuvvetleriyle arkadaşlarımın kuvve-i maneviyelerini kırmak ve benden ve Risale-i Nurdan soğutmak ve benim gibi ihtiyar, hasta, zaîf, garîb, kimsesiz bîçâreye, binler adamın göreceği vazifeyi (başına) yüklemek ve bu tecrid ve tazyîklerde maddî bir hastalık nev'inde insanlar ile temâs ve ihtilâttan çekilmeğe mecbur olmak, hem o derece te'sirli bir tarzda halkları ürküttürmek ile kuvve-i maneviyeyi kırmak cihetleriyle ve sebebleriyle, ihtiyarım haricinde bütün o mânilere karşı Risale-i Nur şâ­kirdlerinin kuvve-i maneviyelerinin takviyesine medâr ikramât-ı İlâhiyeyi beyân ederek Risale-i Nur etrafında manevî bir tahşidât yaptırmak ve Risale-i Nur kendi kendine, tek başıyla (başkalarına muhtaç olmayarak)

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.