Cennet ve saâdete mazhar bir muhterem misâfir ve eğer şirk ve isyanla veya gaflet ve dalâletle Hàlık’ına küfretse, o zaman hayvandan daha aşağı ve esfel-i sâfilîne düşerek ebedî Cehenneme müstehak ve sonsuz azâb ve işkencelere lâyık bir bedbaht olduğunu ve Kur'ânın dâima değişmez ve Onun hüküm ve emirleri tebeddül etmez ve edilemez bir hak kelâmı ve İslâmiyetin dâima en yüksek bir medeniyette bulunduğunu ve beşeriyetin hakîki ve dâimî saâdeti ancak ve ancak evâmir-i Kur'âniyeye ittibâ' ve intisabla mümkün olacağını açık ve kat'î olarak izâh ve isbât eden Risale-i Nurun kudsiyetini ve yüceliğini ve o mu'cize-i Kur'ânın bir Nur-u İlâhî ve bir ihsân-ı Rabbânî olduğunu îmân ve ilân etmek bir cürüm müdür!..
Fânî beş-on dakikalık gayr-ı meşrû zevkler için yazılmış roman ve efsaneler ve İslâmiyetin aleyhinde ve okunması memleket ve milletin selâmeti bakımından gayet tehlikeli, muzır kitapların neşredilmesi ve onların medh ve tavsiye edilmesi bir suç sayılmıyor da, yüz milyonlarla insan onda gitmiş ve hakîki olan saâdete ulaşmış İslâmiyet güneşinin ta'rifçisi ve tavsiyecisi ve hakàik-ı îmâniyenin müjdecisi olan Risale-i Nuru okumak ve yazmak medh ü senâsına kàdir olamadığımız yüksek mezâyâsını tavsiye etmemiz mi bir suç sayılıyor. Acaba kalbinde zerre kadar îmânı olan ve memleket ve milletin selâmetini arzu eden bir insan bunu suç sayabilir mi!..
Sayın Yargıtay Hâkimleri!
Sizin yüksek huzurunuza arzedilen bu da'vâ doğrudan doğruya îmân ve Kur'ân da'vâsıdır. Milyonlarla insanların ebedî saâdet ve kurtuluşu da'vâsıdır. Bu azîm da'vâ ile başta Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, bütün enbiyâ Aleyhimüsselâm ve bütün evliyâ ve hadsiz ehl-i hakikat ve îmânla dâr-ı bekàya gitmiş bütün ecdâdlarımız ma'nen alâkadardırlar. O milyonlar ehl-i hakikatin selâm ve sevgilerini, duâ ve şefâatlerini kazanmak fırsatı şimdi elinizdedir. Risale-i Nur denilen àlî hakikat önünüzdedir. Onun gayesi dünyevî ve fânî ve süflî makamlar mıdır! Yoksa en büyük saâdet ve àlî sevinç ve en yüce bahtiyarlık olan Allah’ın rızâsını kazanmak mıdır! Ve onun bütün sözleri, insanları ahlâksızlığa mı teşvik ediyor! Yoksa îmânla onları mücehhez kılıp yüksek ahlâk ve fazilete mi kavuşturuyor!
Kur'ân-ı Mu'cizü'l-Beyân’ın i'câz-ı manevîsinden fışkıran ve bir Nur-u İlâhî olan Risale-i Nur önünüzdedir. Mâdem îmânı kazanmak ve îmân ile bu dünyadan dâr-ı saâdet-i bâkîye gidebilmek insanların her mes'elesinden üstün en büyük da'vâsıdır. Ve mâdem Risale-i Nur Kur'ânın feyziyle hakàik-ı îmâniyeyi ders verip, yüz binlerle onu okuyup yazanların kat'î şehâdetiyle ve bir çok Âyât-ı Kur'âniye ve ehâdîs-i Muhammediye (A.S.M.) kudsî beyânâtı ve İmâm-ı Ali (R.A.) ve Gavs-ı Geylânî (R.A.) misillû birçok
