İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 491 / 656
491

elde ederek duyduğu sonsuz sevinç ve bahtiyarlığı te'lif ettiği mübârek Nur Risaleleriyle ona kazandıran müşfik ve vefâkâr ve hakîki kahraman Üstad Bediüzzaman Hazretlerine arz etmesi, eski gaflet ve dalâlet hayatından kurtulup, îmân ve nura kavuştuğunu ve hakîki îmânı kazandıran Risale-i Nurun bu asrın bütün insanları için bir şems-i hidayet ve vesile-i saâdet ve onun müellifliğiyle tavzif edilen Üstad-ı muhteremin bu pek büyük ve yüce îmânî hizmetiyle onun bu beşeriyete, hususan ehl-i îmâna bir lütf-u İlâhî olduğunu hayranlıkla arzetmesi ve yukarıda da arz edildiği vechile Kur'ân ve İslâmiyet aleyhindeki dehşetli ve kahhâr tecâvüzleriyle bu kahraman İslâm milletinin evlâdlarını dinsizliğe teşvik edip milyonlarla insanların bağlandığı kudsî ve İlâhî İslâmiyet esâslarını yıkmağa ve o milyonlarla insanların ebedî saâdetlerini mahvetmeğe çalışanları “Gizli Süfyân komitesinin yıkıcılığı ve eziciliği” diye vasıflandırarak onlara ve onların bu alçak ve kahhâr ve zâlimâne tahriblerini ve yıkıcılıklarını alkışlayan divânelere binler teessüf ve nefretlerle yazıklar olsun demesi ve îmânında şübheye düşmüş eski ders arkadaşlarına, “Gelin, hepimiz bu hevâî ve nefsî arzulardan vazgeçelim; Hakàik-ı Kur'âniyenin önünde diz çökelim ve bu asrın rehber-i saâdeti olan Nur medresesine koşalım; aylarca ve yıllarca alkışlayıp durduğumuz o yalancı sefillerden ve onların hakikat diye gösterdikleri yalanlardan vazgeçip Bediüzzaman Said Nursî’nin derslerine gönül bağlayıp onu üstad edinelim; zulmetten Nura dönelim.” diye hitâb etmesi, acaba îmânından aldığı sevinç ve Kur'ân ve İslâmiyet sevgisinden ve bağlılığından ve milletini pekçok sevip herkesin tahkîkî îmânı kazanarak sonsuz bir saâdete nâil olmalarını arzu etmesinden değil midir?

Acaba Allah’a intisab edip İslâmiyetin en àlî bir din ve fazilet ve saâdet müjdecisi olduğunu ilân etmek bir cürüm müdür?.. Kur'ân ve İslâmiyet aleyhinde her taraftan yıkıcı ve kahhâr taarruzların başladığı ve Hazret-i Kur'âna ve Hazret-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm’a iftiralarla o Zâtın çok àlî ve çok kudsî kıymet ve varlıkları çürütülmek istenildiği; buna mukâbil dinsizliği ve ilhâdı ve ahlâksızlığı telkin eden kitapların ve Allah’a âsî ve İslâmiyete hücum eden fânî ve kıymetsiz bedbahtların saygılar ile anıldığı ve bid'akâr ve gayr-ı meşrû hâllerinin alkışlandığı bir zamanda... Hazret-i Kur'ân ve Hazret-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm’ın yüceliklerini, hakkâniyet ve kudsiyetlerini, hem Allah’ın varlığını ve bu kâinât bütün mevcûdâtıyla ve bütün a'zâ ve cihâzâtıyla Hàlık’ının vücûb-u vücûduna ve vahdâniyetine şehâdet ettiğini ve insan akıl ve fikir cihetiyle ve esmâ-i İlâhiyeye en ziyâde âyinedâr bulunmasıyla sâir mahlûkata bir nev'i sultan hükmünde olduğu; insan eğer îmân ve ubûdiyetle Allah’a intisab etse, dalâlet ve sefâhetten ve büyük günahlardan korunsa, mevcûdâtın üstünde a'lâ-yı illiyîne lâyık ve ebedî

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.