6. Bir adam otuz sene evvel اَعُوذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ وَالسِّيَاسَةِ deyip efkârında ve hayatında bir düstur yapan ve yirmibeş sene gazeteleri okumayan ve dinlemeyen ve on sene Harb-i Umumîyi bilmeyen, merak etmeyen, sormayan ve oniki sene zarfında hükûmetin erkân ve vükelâ ve meb'ûslarının kimler olduğunu bilmeyen ve dünyanın en hoş mertebelerine hiç ehemmiyet vermeyen ve bu hâlini mahkemelerdeki bütün dostlarını şâhid göstererek da'vâ edip bir cihette isbât eden ve îmânın cüz'î bir hakikatine ve Kur'ânın bir kudsî nüktesine dünya saltanatından ziyâde ehemmiyet verip bütün hayatını öyle hakikatlere sarfeden ve dünya ahvâlini âhiret işlerine tercih edenleri divâneler telâkki eden o münzevî adamı; siyaset-i dünyeviye ile ve gizli entrikalar ile ittiham etmek ne kadar çirkin ve zâlimâne bir yanlış olduğunu, ceza verdirenlerin ve Posta gazetesine ihbar edenlerin vicdânlarına havâle ediyorum.
Temyiz Mahkemesine, temyiz lâyihası olarak iddianâmeye karşı büyük i'tirâznâmemi takdim ediyorum.
Afyon Ceza Evinde onbir ay tecrid-i mutlakta azâb çeken
Said Nursî ∗∗∗
