İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 337 / 656
337

inşâallâh müslüman edecek.” demesiyle avâm-ı ehl-i îmânı hem isyan ve ihtilâlden, hem ihtiyarıyla îmânını ve dinini bırakmaktan kurtardığı.. ve hiçbir kanun münzevîlere böyle şeyleri teklif etmediği.. ve yirmi senede altı hükûmet beni onu giymeğe mecbur etmediği ve bütün memurlar dâirelerinde ve kadınlar ve çocuklar ve câmidekiler ve ekser köylüler onu giymeğe mecbur olmadıkları ve şimdi resmen askerin başından kalktığı ve örme ve bere çok vilâyetlerde yasak olmadığı hâlde; hem benim, hem kardeşlerimin bir sebeb-i ittihamımız gösterilmiş. Acaba dünyada hiçbir kanun, hiçbir maslahat, hiçbir usûl bu pek mânâsız ittihamı bir suç sayabilir mi?

Üçüncü Medâr-ı İttiham: Emirdağı’nda emniyeti ihlâle teşviktir. Buna karşı i'tirâz ise:

Evvelâ: Buradaki mahkemeye, hem Ankara’nın altı makàmâtına bu mahkemenin ma'lûmât ve müsâadesiyle verilen ve cerhedilmeyen i'tirâznâ­medir. Onu aynen şimdi iddianâmeye karşı i'tirâz olarak izhâr ediyorum.

Sâniyen: Emirdağı’nda, orada bütün benim ile konuşan zâtların şehâdetleriyle ve ahâlinin ve zâbıtanın tasdikiyle berâetimden sonra bütün kuvvetimle inzivamda dünya siyasetine karışmaktan çekinmişim. Hattâ te'lifi ve muhâbereyi de bırakmıştım. Yalnız tekrârât-ı Kur'âniye ve meleklere dair iki nükteden başka te'lif etmedim. Ve haftada bir mektûb bir yere Nurlara teşvik için yazardım. Hattâ müftü olan öz kardeşime ve yirmi sene yanımda talebelik eden ve beni çok merak eden ve bayram tebrikleri yazan o biraderime üç senede üç-dört mektûb yazdım. Memleketimdeki biraderime yirmi senede hiç yazmadığım hâlde iddianâmede beni emniyeti ihlâl suçu ile ittiham edip ve cerbeze ile eski nakarâtı tazeleyerek “inkılâba karşı geliyor” demiş. Buna karşı deriz: Yirmi sene zarfında yirmi bin Nur nüshalarını merak ve kabûl ile okuyan yirmi bin, belki yüz bin adamdan altı mahkeme ve alâkadar on vilâyetin zâbıtaları emniyeti ihlâle dair hiçbir maddeyi kaydetmemesi gösteriyor ki; hakkımızda binler ihtimalden ancak bir tek ihtimal ile bir imkâna, kat'î vukûât nazarıyla bakıyor. Hâlbuki iki-üç ihtimalden bir ihtimal olsa eseri görülmezse hiçbir suç olmaz. Hem binler ihtimalden bir ihtimal değil, belki her adam, hem aleyhime hücum eden müddeî çok adamları öldürebilir. Anarşist ve komünist hesabına emniyeti, âsâyişi bozabilir, emniyeti ihlâl edebilir. Demek böyle pek acîb ve ifratkârâne, imkânâtı vukûât yerinde istimâl etmek adliyeye ve kanuna karşı ihanettir.

Hem her hükûmette muhâlifler bulunur. Yalnız fikren muhâlefet bir suç olmaz. Hükûmet ele bakar, kalbe bakmaz. Ve bilhassa vatan ve millete zararsız çok hizmeti ve fâidesi bulunan ve sonra hayat-ı ictimâiyeye karışmayan ve tecrid-i mutlakta yaşattırılan ve eserleri Âlem-i İslâmın

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.