mehdiliğine ve müceddidliğine dair bir kelime duymadım. Tevâzu'un kemâlinde olduğuna yüzbinleri aşan Nur nüshaları ve onları okumakla îmânlarını kurtaran yüzbinler hàlis Nur şâkirdleri şâhiddir.
O mübârek Üstadım, kendisini bizim gibi Nur talebesi olarak görür. Ve öyle iddia eder. Bunu elinizde bulunan birçok mektûblarında, hususan Asâ-yı Mûsa Mecmuasının içindeki İhlâs Risalesi’nde kolaylıkla görmek mümkündür. Kendisi “Bâkî ve güneş gibi ve elmas misillû hakikatler, fânî şahıslar üzerine bina edilmez ve fânî şahıslar o kıymetdâr hakikatlere sâhib çıkamazlar.” diye Risale ve mektûblarında tekrarla zikrettiği hâlde, o zâtın tefâhuruna hükmetmek ve Mehdilik ve müceddidlik da'vâ ettiğini iddia etmek, hiçbir akl-ı selîmin kârı değildir. Zîra bütün risale ve mektûbları, insaf ve dikkatle okursanız; bu muhterem Allâme-i zamanın asırlardan beri emsâline tesâdüf edilmez bir din âlimi ve benzerine rastlanmayacak bir îmân kurtarıcısı, bolşevizmin kızıl kıvılcımlarının saçaklarımızı sarmak istediği bir zamanda vatana ve millete bir ordudan daha çok menfaat ve bereketi bulunan bir vatan-perver olduğuna siz de kanâat-ı kat'iyye peydâ edersiniz. İşte böyle bir esere ve o eseri te'lif eden muhterem Üstada daha evvelden şâkird olamadığıma müteessifim.
Muhterem Hey'et-i Hâkime!
İşte hadsiz menfaatlerini kendimde tecrübe ettiğim Risale-i Nurdan, benim gibi vatan evlâdlarının istifadeleri için, resmî bir izinle; Eskişehir’de, Gençlik Rehberi’ni kudsî bir hizmet-i milliye fikriyle tab' ettirdim. “Benim gibi bir bîçârenin, Kur'ânın hakîki ve cerhedilmez bir tefsiri olan Risale-i Nura ve dolayısıyla îmâna hizmeti tebrik ve takdir ile mukàbele görmesi lâzım ve teşvike pek muhtaç iken; böyle ağır muâmele görmekliğimiz hakikat-i adâlete ne kadar muhâliftir.” sizlerden soruyoruz.
Ve mahkeme-i âdilenizden, rûhumuzun gıdâsı ve sebeb-i necâtımız ve ebedî saâdetimizin anahtarı olan Nur Risalelerinin serbestiyetine karar vermenizi taleb eder, eğer yukarıda bir kısmını zikr ve ta'dâd ettiğim vaziyetler nazarınızda bir cürüm teşkil ediyorsa, vereceğiniz en ağır cezanızı kemâl-i rızâ-yı kalb ile kabûl edeceğimi arz ederim.
Afyon Ceza Evinde Mevkuf
Emirdağlı
Ceylan Çalışkan ∗∗∗
