İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 486 / 656
486

Komünistlerin ihanetiyle meydâna gelen evhâmın icâb ve neticesi olan garazkârlıklarla Risale-i Nur müellifi cezalandırılsa dahi, Risale-i Nur eserleri yine büyük bir iştiyak ve gittikçe artan bir alâka ile okunmakta devam edecektir.

Birinci ve en kuvvetli delili şudur ki; yeni harf ile teksir edilebilen Asâyı Mûsa eserini okuyan gençler, Kur'ân harfleri ile yazılmış mütebâki eserleri de okuyabilmek için kısa bir zamanda o yazıyı da öğreniyorlar. Bu şekilde birçok ilimlerin öğrenilmesine engel olan ve dinden îmândan çıkarmak için te'lif edilen eserleri okumaya mecbur eden Kur'ân hattını bilmemek gibi büyük bir seddi de yıkmış oluyorlar. Bir milletin gençliği ne zaman Kur'ân ve ondan lemeân eden ilimlerle techiz ve tahkîm edilmiş ise, o vakit o millet terakkî ve teâlî etmeğe başlamıştır. Gençlik, îmân ve İslâmiyet ihtiyacıyla yanan rûhlarını Kur'ân tefsiri Risale-i Nurun füyûzât ve envârıyla doldurmağa başlamıştır. Böylelikle tahkîki bir îmâna sâhib olacak gençliğimiz; dinsizliğe, komünistliğe karşı mücâdele edip vatanlarını İslâm düşmanlarına asla sattırmayacaklardır. Bunun için; eğer komünistler mürekkeb ve kağıdı yok etmek imkânını da bulsalar, benim gibi birçok gençler ve büyükler fedâi olup hakikat hazinesi olan Risale-i Nurun neşri için, mümkün olsa derimizi kağıt, kanımızı mürekkeb yaptıracağız.

Evet. Evet. Evet. Binler defa evet!..

Savcı iddianâmesinde diyor ki: “Said Nursî eserleriyle Üniversite gençlerini zehirlemiştir.” Biz de buna mukâbil deriz ki: “Eğer Risale-i Nur bir zehir ise; bizim bu zehirlere tonlarla, binlerce kilo ihtiyacımız vardır. Eğer çoklukla olduğu yeri biliyorsa, bize tayyarelerle sevketsin.

Biz Risale-i Nur talebeleri; îmân ve İslâmiyet hizmeti uğrunda zâlimlerin zulmüne ma'rûz kaldığımız vakit, hapishâne köşelerinde veya darağaçlarında ölmeyi, istirahat döşeğindeki ölüme tercih ederiz. Görünüşü hürriyet, hakikati istibdâd-ı mutlak olan bir esâret içinde yaşamaktansa, Hizmet-i Kur'âniyemizden dolayı zulmen atıldığımız hapishânede şehîd olmayı büyük bir lütf-u İlâhî biliriz.

Afyon hapsinde mevkuf

Konyalı

Zübeyr Gündüzalp

Not: Bu müdafaa ve temyiz lâyihası Temyiz Mahkemesine gönderildikten sonra, Temyiz Reisliği Zübeyr’in hapisten tahliyesi için telgrafla emir vermiştir. ∗∗∗

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.