Elinizde olan üç mecmuadan ikisini kardeşim Husrev Altınbaşak yazdı. Birisini de ben yazdım. Evvelâ Zülfikàr Mu'cizât-ı Kur'âniye ve Ahmediye Mecmuasını bastık. Bunu kısmen sattık. Hâsıl olan parasından Asâ-yı Mûsa Mecmuasının kağıdını da satın aldım, getirdim. Sonra Asâ-yı Mûsa Mecmuasını bastık, bunu da sattık. Sonra Sirâcü'n-Nur Mecmuasının kağıdını alıp bastık. Bu müddet bir sene devam etti. Sonra, otuz kadar mecmua Eğirdir’e götürülürken yolda tutularak Eğirdir adliyesine teslîm edilmiş. Çok geçmeden Isparta adliyesi mârifetiyle Husrev Altınbaşak’ın evi taharrî olunup hem teksir makinesi, hem mecmualar müsâdere edilerek bir sene evvel mahkemeye verilmiştik. Neticede yasak olmayan dinî eserler olmasından Husrev Altınbaşak’la bana ve diğer bir arkadaşımıza ruhsatsız kitab tab'ettiğimizden bir ay ceza verildi. Biz de temyiz ettik. Henüz temyizden gelmeden Afyon hapishânesine getirildim.
İşte yüksek mahkemenizde dinime ve dindaşlarıma olan şu hasbî hizmetim, hususan mahkemenin iâde ettiği ve meâli Hadîs-i Şerîf muhteviyâtı olan Beşinci Şuâ mes'eleleriyle, Afyon C. Savcısı, “Hükûmetin emniyetini ihlâl ediyorlar.” diye hem beni, hem Risalenin müellifini, hem Husrev Altınbaşak’la kırkaltı talebe kardeşlerimi, bu eserleri yazmışlar, okumuşlar diyerek cezalandırmak istiyor.
Bu vatanda öz bir vatandaş olmakla, huzurunuzda hakikatten ayrılmayarak derim ki: Bu eserlerle ahlâkımızı dinen terbiye edip yükselten ve kendisine “Müceddid” dediğimiz hâlde bizi reddedip kıran ve büyük bir hürmetle Üstad kabûl ettiğimiz Said Nursî’nin senelerden beri talebesiyim. Kendisinde ve eserlerinde ve talebelerinde hükûmetin emniyetini ihlâle teşebbüs edecek hiçbir fiil olmadığına yakìnen ve kat'iyyen şâhidim. Hususan ittiham sebebinin birisi de: Isparta Mahkemesi yakìnen hakikate muttali' olmasıyla, o cihetten bize ceza vermedikleri kitab bedelleridir ki; bizim kitab bedelleriyle idare-i maîşetimizi te'mine hiçbir cihetle ihtiyacımız olmamakla beraber, bu satılan mecmuaların bedellerinin teksir makinesine ve kağıdının ve mürekkebinin karşılığına verilmiş olduğunu yüksek mahkemenize arzeder ve sırf Allah rızâsı için, hüsn-ü niyetle yaptığımız bu hizmetin bir suç olmasına imkân olmamakla, yüksek mahkemenizden ve àlî vicdânlarınızdan Risale-i Nur eserlerinin iâdesini taleb ederim.
Mevkuf
Tahiri ∗∗∗
