İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 317 / 656
317

soruyorsanız, ben biliyorum ki; lâik mânâsı, bîtaraf kalmak, yani hürriyet-i vicdân düsturuyla, dinsizlere ve sefâhetçilere ilişmediği gibi dindarlara ve takvâcılara da ilişmez bir hükûmet telâkki ederim. Yirmibeş senedir hayat-ı siyâsiye ve ictimâiyeden çekilmişim. Hükûmet-i cumhûriye ne hâl kesbettiğini bilmiyorum. El-iyâzü Billâh, eğer dinsizlik hesabına îmânına ve âhiretine çalışanları mes'ûl edecek kanunları yapan ve kabûl eden bir dehşetli şekle girmiş ise, bunu size bilâ-pervâ ilân ve ihtar ederim ki: Bin canım olsa, îmâna ve âhiretime fedâ etmeğe hazırım. Ne yaparsanız yapınız, benim son sözüm: ﴾ حَسْبُنَا اللّٰهُ وَنِعْمَ الْوَك۪يلُ ﴿ olarak sizin beni i'dâm ve ağır ceza ile zulmen mahkûm etmenize mukâbil derim: Ben Risale-i Nurun keşf-i kat'îsiyle i'dâm olmuyorum, belki terhis edilip, Nur ve saâdet âlemine gidiyorum ve sizi, ey gizli düşmanlarımız ve dalâlet hesabına bizi ezen bedbahtlar! İ'dâm-ı ebedî ile ve dâimî haps-i münferid ile mahkûm bildiğimden ve gördüğümden tamamıyla intikamımı sizden alarak kemâl-i rahat-ı kalb ile teslîm-i rûh etmeye hazırım.. onlara demiştim.

Yedinci Esâs: Afyon Mahkemesi başka yerlerdeki sathî tahkîkata binâen bize bir cem'iyet-i siyâsiye noktasında bakmış. Buna cevabımız:

Evvelâ: Bütün benim ile arkadaşlık eden zâtların şehâdetiyle ondokuz seneden beri hiçbir gazeteyi okumayan ve dinlemeyen ve sormayan ve bu on sene beş aydır Harb-i Umumîden, Alman’ın mağlûbiyetinden ve komünistin dehşetinden başka hiçbir haber almayan ve merak etmeyen ve bilmeyen bir adamın elbette siyasetle hiçbir alâkası yoktur ve siyâsî cem'iyetlerle hiçbir münâsebeti olmaz.

Sâniyen: Risale-i Nurun yüzotuz parçaları meydândadır. İçinde îmânî hakikatlerden başka bir hedef, bir maksad-ı dünyevî olmadığını anlayan Eskişehir Mahkemesi, –yalnız bir-iki risaleden başka– ilişmemesi ve Denizli Mahkemesi hiçbirine ilişmemesi ve koca Kastamonu zâbıtasının sekiz sene zarfında dâimî tarassudla beraber iki hizmetçimden ve yalnız üç adamdan başka bahâne ile müttehem hiçbir kimseyi bulmaması kat'î bir hüccettir ki: Risale-i Nur şâkirdleri hiçbir vecihle siyâsî cem'iyet değiller. Eğer iddianâmedeki cem'iyetten maksadı, îmânî ve uhrevî bir cemâat ise; ona cevaben deriz ki: Eğer dâru'l-fünûn talebelerine ve her nev'i esnâfa birer cem'iyet nâmı verilse, bize de o nev'iden bir cem'iyet nâmı verilebilir. Eğer dinî hissiyatla emniyet-i dâhiliyeyi ihlâl edecek bir cemâat nâmı veriyorsanız, buna mukâbil deriz: Yirmi sene zarfında bu fırtınalı hâlde Nur şâkirdleri hiçbir yerde hiçbir vukûâtla emniyet-i dâhiliyeye ilişmemeleri ve iliştikleri ne hükûmetçe ve ne de mahkemelerce kayd edilmemesi

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.