Her ceza ve i'dâmınıza hazırız! Hapsin harici bu vaziyette, yüz derece dâhilinden daha fenâdır. Bize karşı gelen böyle bir istibdâd-ı mutlak altında hiçbir hürriyet -ne hürriyet-i ilmiye, ne hürriyet-i vicdân, ne hürriyet-i diniye- olmamasından, ehl-i nâmus ve diyânet ve tarafdâr-ı hürriyet olanlara ya ölmek veya hapse girmekten başka bir çare kalmaz. Biz de, ﴾ اِنَّا لِلّٰهِ وَاِنَّٓا اِلَيْهِ رَاجِعُونَ ﴿ diyerek Rabbimize dayanıyoruz.
Mevkuf
Said Nursî ∗∗∗
بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ
Mahkeme Reisi Ali Rıza Beyefendi,
Hukukumu müdafaa etmek için ehemmiyetli bir talebim ve bir ricâm var. Ben yeni harfleri bilmiyorum ve eski yazım da pek nâkıstır, hem beni başkalarla görüştürmüyorlar, âdeta tecrid-i mutlak içindeyim. Hattâ iddianâme, onbeş dakikadan sonra benden alındı. Hem avukat tutmak iktidarım yok. Hattâ size takdim ettiğim müdafaâtımın, çok zahmetle, bir kısmını gizli olarak ancak yeni harf ile bir sûretini alabildim. Hem Risale-i Nurun bir nev'i müdafaanâmesi ve mesleğinin hülâsası olan Meyve Risalesi’nin bir sûretini müddeiumuma vermek için ve bir-iki sûretini Ankara makàmâtına göndermek için yazdırmıştım. Birden onları elimden aldılar, daha vermediler. Hâlbuki Eskişehir adliyesi, bize bir makineyi hapse gönderdi. Biz müdafaâtımızı onda, yeni harfle, bir-iki nüsha yazdık; hem o mahkeme dahi yazdı. İşte ehemmiyetli talebim: Ya bize bir makineyi siz veriniz veya bize müsâade ediniz, biz celbedeceğiz. Tâ ki hem müdafaâtımı, hem Risale-i Nurun müdafaanâmesi hükmündeki risaleyi yeni harfle iki-üç sûretini alıp, hem Adliye Vekâletine, hem Hey'et-i Vekileye, hem Meclis-i Meb'ûsâna, hem Şûrâ-yı Devlete göndereceğiz. Çünkü, iddianâmede bütün esâs, Risale-i Nurdur ve Risale-i Nura ait da'vâ ve i'tirâz, cüz'î bir hâdise ve şahsî bir mes'ele değil ki çok ehemmiyet verilmesin. Belki bu milleti ve memleketi ve hükûmeti ciddi alâkadar edecek ve dolayısıyla Âlem-i İslâm’ın nazar-ı dikkatini ehemmiyetli bir sûrette celbedecek bir küllî hâdise hükmünde ve umumî bir mes'eledir.
Evet, Risale-i Nura perde altında hücum eden, ecnebî parmağıyla bu vatandaki milletin en büyük kuvveti olan Âlem-i İslâmın teveccühünü
