| |Sayfa No|
|:-:|:-:|
|nefret ve tahkîrden sakınmak için ve istikbâl asırları, bu asrın sîmâsına ve gayretsiz adamların yüzlerine “Tuh!” dedikleri zaman, tükürükleri yüzümüze gelmemek için veya silmek için yazılmış bir lâyihadır. Ve Avrupa’nın insaniyet-perver maskesi altında sağır kulaklarını çınlatmak ve bu vicdânsız gaddârları bize musallat eden o insafsız zâlimlerin görmeyen gözlerine sokmak ve bu asırda, yüzbin cihetten “Yaşasın Cehennem!” dedirten mimsiz medeniyet-perestlerin başlarına vurmak için yazılmış bir arzuhâl ve ehl-i ilhâd ve bid'atçıları ilzam ve iskât edecek “Altı Suâl”dir.||
|YEDİNCİ KISIM: İŞÂRÂT-I SEB'A
﴿ بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ ﴾
﴿ فَآمِنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِهِ النَّبِىِّ الْاُمِّىِّ الَّذِى يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَكَلِمَاتِـه۪ وَاتَّبِعُوهُ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ ﴾ ﴿ يُرِيدُونَ اَنْ يُطْفِئُوا نُورَ اللّٰهِ بِاَفْوَاهِهِمْ وَيَاْبَى اللّٰهُ اِلَّا اَنْ يُتِمَّ نُورَهُ وَلَوْ كَرِهَ الْكَافِرُونَ ﴾
âyetlerinin bir sırrını ve mühim bir hakikatini “Yedi İşâret” ile ve yedi mühim suâle yedi kat'î ve kuvvetli cevabla tefsir ediyor.
BİRİNCİ SUÂL: “Ecnebîlerden ihtidâ edenler, kendi dilleriyle Şeâir-i İslâmiyeyi tercüme ediyorlar. Âlem-i İslâmın onlara karşı sükûtu ve i'tirâz etmemesi, cevâz-ı şer'î olduğunu göstermez mi?” diyen ehl-i bid'atın suâline karşı, gayet kat'î ve kuvvetli bir cevaptır.
İKİNCİSİ: “Frenklerdeki inkılâbcılar ve feylesoflar, katolik mezhebinde inkılâb yapmakla terakkî ettiklerinden, acaba İslâmiyette böyle bir inkılâb-ı dinî olamaz mı?” diyen ehl-i bid'atın suâline karşı; gayet kat'î, zâhir ve bâhir ve müskit bir cevaptır.
ÜÇÜNCÜSÜ: “Avrupa, taassubu bıraktıktan sonra terakkî ettiğinden, biz de taassubu bıraksak daha iyi olmaz mı?” diyen ehl-i bid'at ve sefâhetin suâline karşı, gayet müskit ve mukni' ve mantıkî bir cevaptır.|[416](/mektubat/yirmidokuzuncu-mektûb/1041/3/373/444#4162)|
