Kudsi Bir Tarihçe
Kudsî Bir Tarihçe
Kur'ân-ı Hakîm’in mühim bir sırr-ı i'câzîsinin zuhûr ettiği senenin tarihi, yine lafz-ı Kur'ândadır. Şöyle ki:
“Kur'ân” kelimesi, ebced hesabıyla üçyüz ellibirdir. İçinde iki elif var; mahfî elif “elfün” okunsa, bin mânâsındaki “elfün”dür. (Hâşiye) [^5] Demek bin üçyüzellibir senesine, Sene-i Kur'âniye tâbir edilebilir. Çünkü lafz-ı Kur'ândaki tevâfukâtın sırr-ı acîbi, Kur'ânın tefsiri olan Risale-i Nur eczâlarında o sene göründü. Ve Kur'ândaki Lafz-ı Celâlin i'câzkârâne sırr-ı tevâfuku, aynı senede tezâhür etti. Ve bir nakş-ı i'câzîyi gösterecek bir Kur'ânın yeni bir tarzda yazılması, aynı senede oluyor. Ve hatt-ı Kur'ânın tebdiline karşı, Kur'ân şâkirdlerinin bütün kuvvetleriyle hatt-ı Kur'ânîyi muhâfazaya çalışması aynı senededir. Ve Kur'ânın mühim ezvâk-ı i'câziyesi, aynı senede tezâhür ediyor. Hem aynı senede Kur'ân ile çok münâsebetdâr hâdisât olmuş ve olacak gibi...
[^5]:(Hâşiye) İlm-i sarf kaidesince; feilün, fe'lün okunur. Ketifün, ketfün okunması gibi. Buna binâen; elifün, elfün okunur. O hâlde, bin üçyüz ellibir olur.
∗∗∗
