İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 235 / 507
235

bir çiçek kadar rahattır. Şu sırrı izâh ve isbât eden haşre dair Onuncu Söz’ün âhirinde, hem melâike ve bekà-i rûh ve haşre dair Yirmidokuzuncu Söz’de Haşir mes'elesinde, İkinci Esâs’ın beyânında zikredilen “Nurâniyet sırrı”, “Şeffâfiyet sırrı”, “Mukàbele sırrı”, “Muvâzene sırrı”, “İntizam sırrı”, “İtâat sırrı”, altı temsîl ile isbât edilerek gösterilmiştir ki: Kudret-i İlâhiyeye nisbeten yıldızlar, zerreler gibi kolaydır; hadsiz efrâd bir ferd kadar külfetsiz ve rahatça icâd edilir. Mâdem o iki Söz’de bu altı sır isbât edilmiş, onlara havâle ederek burada kısa keseriz.

#### İkincisi

İkincisi: Kudret-i İlâhiyeye nisbeten herşey müsâvî olduğuna delil-i kàtı' ve bürhân-ı sâtı' şudur ki: Hayvanat ve nebâtâtın icâdında, gözümüzle görüyoruz, hadsiz bir sehàvet ve kesret içinde, nihâyet derecede bir itkan, bir hüsn-ü san'at bulunuyor. Hem nihâyet derecede karışıklık ve ihtilât içinde, nihâyet derecede bir imtiyaz ve tefrik görünüyor. Hem nihâyet derecede mebzûliyet ve vüs'at içinde, nihâyet derecede san'atça kıymetdârlık ve hilkatçe güzellik bulunuyor. Hem nihâyet derecede san'atkârâne bir sûrette, çok cihâzâta ve çok zamana muhtaç olmakla beraber; gayet derecede sühûletle ve sür'atle icâd ediliyor. Âdeta birden ve hiçten o mu'cizât-ı san'at vücûda geliyor.

İşte bilmüşâhede her mevsimde rû-yi zeminde gördüğümüz bu fa'âliyet-i Kudret, kat'iyyen delâlet eder ki; şu ef'âlin menba'ı olan Kudret’e nisbeten en büyük şey en küçük şey kadar kolaydır. Ve hadsiz efrâdın icâdı ve idareleri, bir ferd kadar rahatça icâd ve idare edilir.

#### Üçüncüsü

Üçüncüsü: Şu kâinâtta, şu görünen tasarrufât ve ef'âl ile hükmeden Sâni'-i Kadîr’in kudretine nisbeten, en büyük küll en küçük cüz' kadar kolay gelir. Efrâdca kesretli bir küllînin icâdı, bir tek cüz'înin icâdı kadar sühûletlidir. Ve en âdi bir cüz'îde, en yüksek bir kıymet-i san'at gösterilebilir. Şu hakikatin sırr-ı hikmeti üç menba'dan çıkar:

Evvelâ: İmdâd-ı Vâhidiyetten.

Sâniyen: Yüsr-ü Vahdetten.

Sâlisen: Tecellî-i Ehadiyetten.

##### Birinci Menba

Birinci menba' olan imdâd-ı Vâhidiyet: Yani herşey ve bütün eşya, bir tek zâtın mülkü olsa; o vakit, vâhidiyet cihetiyle herbir şeyin arkasında, bütün eşyanın kuvvetini tahşid edebilir. Ve bütün eşya, bir tek şey gibi kolayca idare edilir. Şu sırrı, şöyle bir temsîl ile fehme takrib için deriz: Meselâ: Nasıl ki bir memleketin tek bir pâdişahı bulunsa, o pâdişah o vahdet-i saltanat kanunu cihetiyle, herbir neferin arkasında bir ordu kuvvet-i maneviyesini tahşid edebilir.. ve edebildiği için; o tek nefer, bir şahı esîr edebilir ve şahın fevkınde pâdişahı nâmına hükmedebilir. Hem o pâdişah,

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.