İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 504 / 507

Hakikat Işıkları

504

Hakikat Işıkları

Herkes bilmez gökte ne var,

Görür onu göz sâhibi

Parıldıyor güneş kadar;

Hakikati ummân gibi.

İster gönül elbet huzûr,

Âhir demde etmiş zuhûr,

Âlemlere doğmuş o nur;

Gökten inen fermân gibi.

Ferdiyeti elhak ayân,

Odur gönüllere sultan,

Var mı bilmem ulu bürhân;

Bu Bediüzzaman gibi.

Lisânından saçılır nur,

Cinnî okur, insan okur,

Hûr-u Cennet işte bu “Nur”;

Gönüllerde cânân gibi.

Âhirzaman esrârını,

İhbar-ı gayb envârını,

Attı âlem ekdârını;

Doğdu şems-i tâbân gibi.

Semâvâttan rahmet indi,

Akan göz yaşları dindi,

Küfr-ü dalâl yıldı, sindi;

Görünmeyen şeytan gibi.

Söndü hâin fa'âliyet,

Yıkıldı o deccâliyet,

Halâs buldu İslâmiyet;

Tahta çıkan hâkan gibi.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.