Ahmed Gâlib’in Fıkrasıdır
[Sözler’in tebyizinde kıymetdâr hizmeti sebkat eden Muallim Ahmed Gâlib’in fıkrasıdır.]
“Elde Kur'ân gibi bürhân-ı hakikat varken,
Münkiri ilzam için gönlüme sıklet mi gelir?”
Sözün özdür ey can, tekellüf değil!
Ledün ilminin zübde-i pâkidir
Bu, sümme't-tedârik tasannuf değil!
Bu bir hikmet-i nur-u irfandır
Ki ehvâ ve lağv ve tefelsüf değil!
Müzekkî-i nefis ve musaffi-i rûh,
Mürebbî-i dildir; tasavvuf değil!
O Sözler bütün mârifet şemsidir;
Sözüm doğrudur, bir teellüf değil!
İçin nurudur, lafza akseylemiş;
Bir-iki satırda terâdüf değil!
Mutâbık lafızlar birbirine,
Bu asla tasannu', tesâdüf değil!
Dizilmiş nizâmla bütün harfleri,
Tevâfuktur, asla tehâlüf değil!
Bu bir cilve-i sırr-ı i'câzdır;
Ki Kur'ândandır, tecevvüf değil!
Bu hüsn-ü tesâdüf güzeldir güzel!
Bu bâbda ne dense tezâuf değil!
Said-i Bediüzzaman-ı Nursî
Beyânı bedî'dir, taattuf değil!
Tesellîye ermemiş elinde kalem,
Eder arz-ı dîdâr, taharrüf değil!
Tevâfuk, sözünde ona çok mudur?
Tefevvuk, onun için teşerrüf değil!
