İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 216 / 507
216

Sizlere müjde, mahbûblarınızdan nihâyetsiz firâkların yaralarını tedâvi edip merhem süren bir Mahbûb-u Bâkîniz var. Mâdem O var ve Bâkîdir, başkaları ne olursa olsun merak çekmeyiniz. Belki o mahbûblarda sebeb-i muhabbetiniz olan hüsün ve ihsân, fazl ve kemâl, o Mahbûb-u Bâkînin cilve-i cemâl-i bâkîsinden çok perdelerden geçip gayet zaîf bir gölgenin gölgesidir. Onların zevâlleri, sizleri incitmesin. Çünkü onlar, bir nev'i âyinelerdir. Âyinelerin değişmesi, şa'şaa-i cemâlin cilvesini tazeleştirir, güzelleştirir. Mâdem O var, herşey var.

Dokuzuncu Kelime

DOKUZUNCU KELİME:

بِيَدِهِ الْخَيْرُ Yani; her hayır, Onun elindedir. Her yaptığınız hayrat, Onun defterine geçer. Her işlediğiniz a'mâl-i sâliha, yanında kaydedilir. İşte şu kelime, cin ve inse nidâ edip müjde veriyor, diyor ki:

Ey bîçâreler! Mezaristana göçtüğünüz zaman; “Eyvâh! Malımız harâb olup, sa'yimiz hebâ oldu. Şu güzel ve geniş dünyadan gidip, dar bir toprağa girdik.” demeyiniz, feryâd edip me'yûs olmayınız. Çünkü sizin herşeyiniz muhâfaza ediliyor, her ameliniz yazılmıştır; her hizmetiniz kaydedilmiştir. Hizmetinizin mükâfâtını verecek ve her hayır elinde ve her hayrı yapabilecek bir Zât-ı Zülcelâl, sizi celb edip, yer altında muvakkaten durdurur, sonra huzuruna aldırır. Ne mutlu sizlere ki, hizmetinizi ve vazifenizi bitirdiniz. Zahmetiniz bitti, rahata ve rahmete gidiyorsunuz. Hizmet, meşakkat bitti; ücret almağa gidiyorsunuz.

Evet, geçen baharın defter-i âmâlinin sahifeleri ve hidemâtının sandukçaları olan tohumları, çekirdekleri muhâfaza eden ve ikinci baharda gayet şa'şaalı, belki yüz derece aslından daha bereketli bir tarzda muhâfaza eden, neşreden Kadîr-i Zülcelâl; elbette sizin de netâic-i hayatınızı öyle muhâfaza ediyor. Ve hizmetinize, pek kesretli bir sûrette mükâfât verecektir.

Onuncu Kelime

ONUNCU KELİME:

وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ Yani; O Vâhiddir, Ehaddir. Herşeye kàdirdir. Hiçbir şey Ona ağır gelmez. Bir baharı halketmek, bir çiçek kadar Ona kolaydır. Cenneti halketmek, bir bahar kadar Ona rahattır. Her günde, her senede, her asırda yeniden yeniye icâd ettiği hadsiz masnûâtı; nihâyetsiz kudretine, nihâyetsiz lisânlarla şehâdet ederler. İşte şu kelime dahi şöyle müjde eder, der ki:

Ey insan! Yaptığın hizmet, ettiğin ubûdiyet boşu boşuna gitmez. Bir dâr-ı mükâfât, bir mahall-i saâdet senin için ihzar edilmiştir.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.