İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 113 / 507
113

mu'cizât-ı bâhire-i Ahmediye Aleyhissalâtü Vesselâm’ın mühimleri, taam ve su hususunda tezâhür etmiş. Bu hàrikalar, da'vâ-yı Nübüvvete delil ve mu'cize olmaktan ziyâde, ihtiyaca binâen, Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’a bir ikram-ı İlâhî, bir ihsân-ı Rabbânî, bir ziyâfet-i Rahmâniye hükmündedir. Çünkü, o mu'cizâtı görenler, Nübüvvet’i tasdik etmişler. Fakat mu'cize zuhûr ettikçe, îmân ziyâdeleşir; nurun alâ nur olur.

Sekizinci İşaret

SEKİZİNCİ İŞÂRET:

Su hususunda tezâhür eden bir kısım mu'cizâtı beyân eder.

Mukaddime

MUKADDİME:

Ma'lûmdur ki cemâatler içinde vukû' bulan hâdiseler, âhâdî bir sûrette nakledilse, tekzîb edilmediği vakit, doğruluğunu gösterir. Çünkü, insanın fıtratında yalana “yalandır” demeye cibillî bir meyil vardır. Hususan, her kavimden ziyâde yalana karşı sükût etmez sahâbeler olsa; hususan hâdiseler, Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’a taalluk etse ve bilhassa nakleden, meşâhir-i sahâbeden olsa; elbette o haber-i vâhid sâhibi, o hâdiseyi gören cemâati temsîl eder hükmünde rivâyet eder. Hâlbuki şimdi bahsedeceğimiz mu'cizât-ı mâiyeyi, herbir misâli çok tarîklerle, çok sahâbelerin ellerinden, binler tâbiînin muhakkìkleri el atıp almışlar; sağlam olarak ikinci asır müçtehidlerinin ellerine vermişler. Onlar da, kemâl-i ciddiyetle ve hürmetle el atıp, kabûl edip, arkalarındaki asrın muhakkìklerinin ellerine vermişler. Her tabaka, binler kuvvetli ellerden geçip, gele gele tâ asrımıza gelmiş. Hem asr-ı saâdette yazılan kütüb-ü ehâdîsiye sağlam olarak devredilip tâ Buhârî ve Müslim gibi ilm-i hadîsin dâhî imâmlarının eline geçmiş. Onlar da, kemâl-i tahkîk ile merâtibini tefrik ederek, sıhhati şübhesiz olanları cem'ederek bize ders vermişler, takdim etmişler. جَزَاهُمُ اللّٰهُ خَيْرًا كَثِيرًا

İşte Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın mübârek parmaklarından suyun akması ve pek çok adama içirmesi mütevâtirdir. Öyle bir cemâat nakletmiş ki, yalana ittifakları muhâldir. Şu mu'cize, gayet kat'îdir. Hem üç defa, üç mecma'-ı azîmde tekerrür etmiş. Başta Buhârî, Müslim, İmâm-ı Mâlik, İmâm-ı Şuayb, İmâm-ı Katâde gibi pek çok ehl-i sahîh bir cemâat, sahâbelerden, başta hàdim-i nebevî Hazret-i Enes, Hazret-i Câbir, Hazret-i İbn-i Mes'ûd gibi meşâhir-i sahâbenin bir cemâatinden, parmaklarından suyun kesretle akması ve orduya içirmesi nakl-i sahîh-i kat'î ile beyân edilmiştir. Bu nev'i mu'cize-i mâiyeden, pek çok misâllerinden, dokuz misâli beyân edeceğiz.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.