İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 25 / 507

Yedinci Mektûb

25

Yedinci Mektûb

بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ

اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللّٰهِ وَبَرَكَاتُهُ اَبَدًا دَائِمًا

Azîz Kardeşlerim!..

Bana söylemek üzere Şamlı Hâfız’a iki şey demişsiniz.

Birincisi: “Hazret-i Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm’ın Zeyneb’i tezevvücünü, eski zaman münâfıkları gibi, yeni zamanın ehl-i dalâleti dahi medâr-ı tenkid buluyorlar, nefsânî, şehevânî telâkki ediyorlar.” diyorsunuz.

Elcevab: Yüzbin defa hâşâ ve kellâ!..O dâmen-i muallâya, şöyle pest şübehâtın eli yetişmez. Evet, onbeş yaşından kırk yaşına kadar, harâret-i garîziyenin galeyânı hengâmında ve hevesât-ı nefsâniyenin iltihabı zamanında, dost ve düşmanın ittifakıyla, kemâl-i iffet ve tamam-ı ismet ile Haticetü'l-kübrâ (R.A.) gibi ihtiyarca bir tek kadın ile iktifâ ve kanâat eden bir zâtın, kırktan sonra, yani harâret-i garîziye tevakkufu hengâmında ve hevesât-ı nefsâniyenin sükûneti zamanında kesret-i izdivâc ve tezevvücâtı; bizzarûre ve bilbedâhe nefsânî olmadığını ve başka ehemmiyetli hikmetlere müstenid olduğunu, zerre kadar insafı olana isbât eder bir hüccettir.

O hikmetlerden birisi şudur ki: Zât-ı Risalet’in akvâli gibi, ef'âl ve ahvâli ve etvâr ve harekâtı dahi menâbi-i Din ve Şerîattır ve ahkâmın me'hazleridir. Şıkk-ı zâhirîsine sahâbeler hamele oldukları gibi; hususî dâiresindeki mahfî ahvâlâtından tezâhür eden esrâr-ı din ve ahkâm-ı Şerîatın hameleleri ve râvileri de, Ezvâc-ı Tâhirâttır. Ve bilfiil o vazifeyi îfâ etmişlerdir. Esrâr ve ahkâm-ı Dinin hemen yarısı, belki onlardan geliyor. Demek bu azîm vazifeye, birçok ve meşrebce muhtelif ezvâc-ı tâhirât lâzımdır.

Gelelim Hazret-i Zeyneb’in tezevvücüne:

Yirmibeşinci Söz’ün, Birinci Şu'lesinin Üçüncü Şuâı’nın misâllerinden olan: ﴾ مَا كَانَ مُحَمَّدٌ اَبَا اَحَدٍ مِنْ رِجَالِكُمْ وَلٰكِنْ رَسُولَ اللّٰهِ وَخَاتَمَ النَّبِيِّينَ ﴿ âyetine dair şöyle yazılmış ki; insanların tabakàtına göre, bir tek âyet, müteaddid vücûhlarla herbir tabakanın fehmine göre bir mânâ ifâde ediyor.

Bir tabakanın şu âyetten hisse-i fehmi şudur ki: Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın hizmetkârı veya “oğlum” hitâbına mazhar olan

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.