İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 12 / 507

İkinci Mektûb

12

İkinci Mektûb

بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ

[O mezkûr ve ma'lûm talebesinin hediyesine karşı cevaptan bir parçadır.]

Sâlisen: Bana bir hediye gönderdin. Gayet ehemmiyetli bir kaidemi bozmak istersin. Ben demiyorum ki: “Kardeşim ve biraderzâdem olan Abdülmecîd ve Abdurrahman’dan kabûl etmediğim gibi senden de kabûl etmem.” Çünkü sen onlardan daha ileri ve rûhuma daha yakın olduğundan, herkesin hediyesi reddedilse, seninki bir defaya mahsûs olmak üzere reddedilmez. Fakat bu münâsebetle o kaidemin sırrını söyleyeceğim. Şöyle ki:

Eski Said minnet almazdı. Minnetin altına girmektense, ölümü tercih ederdi. Çok zahmet ve meşakkat çektiği hâlde kaidesini bozmadı. Eski Said’in senin bu bîçâre kardeşine irsiyet kalan şu hasleti ise, tezehhüd ve sun'î bir istiğnâ değil, belki “dört-beş ciddi esbâba” istinâd eder.

Birincisi: Ehl-i dalâlet, ehl-i ilmi; ilmi, vâsıta-i cerr etmekle ittiham ediyorlar. “İlmi ve dini kendilerine medâr-ı maîşet yapıyorlar” deyip insafsızcasına onlara hücum ediyorlar. Bunları fiilen tekzîb lâzımdır.

İkincisi: Neşr-i hak için Enbiyâya ittibâ' etmekle mükellefiz. Kur'ân-ı Hakîm'de, hakkı neşredenler: ﴾ اِنْ اَجْرِىَ اِلَّا عَلَى اللّٰهِ ﴾ ﴿ اِنْ اَجْرِىَ اِلَّا عَلَى اللّٰهِ ﴿ diyerek, insanlardan istiğnâ göstermişler. Sûre-i Yâsîn'de:

﴾ اِتَّبِعُوا مَنْ لاَ يَسْئَلُكُمْ اَجْرًا وَهُمْ مُهْتَدُونَ ﴿ cümlesi, mes'elemiz hakkında çok mânidârdır...

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.