İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 120 / 507
120

يَا جَابِرُ قُلْ لِهٰذِهِ الشَّجَرَةِ يَقُولُ لَكِ رَسُولُ اللّٰهِ : اِلْحَقِى بِصَاحِبَتِكِ حَتَّى اَجْلِسَ خَلْفَكُمَا

Yani: “O ağaçlara de, Resûlullâh’ın hâceti için birleşiniz.” Ben öyle dedim; onlar da birleştiler. Sonra ben beklerken, Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm çıkageldi. Başıyla sağa sola işâret etti; o iki ağaç yerlerine gittiler.”

Dördüncü Misal

Dördüncü Misâl: –Nakl-i sahîh ile– Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın cesur kumandanlarından ve hizmetkârlarından olan Üsâme bin Zeyd der ki: “Bir seferde, Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm ile beraberdik. Kazâ-yı hâcet için hàlî, settâreli bir yer bulunmuyordu. Fermân etti ki: هَلْ تَرَى مِنْ نَخْلٍ اَوْ حِجَارَةٍ Dedim: “Evet, var.” Emretti ve dedi:

اِنْطَلِقْ وَقُلْ لَهُنَّ اِنَّ رَسُولَ اللّٰهِ يَاْمُرُكُنَّ اَنْ تَاْتِينَ لِمَخْرَجِ رَسُولِ اللّٰهِ وَقُلْ لِلْحِجَارَةِ مِثْلَ ذٰلِكَ

Yani ağaçlara de ki: “Resûlullâh’ın hâceti için birleşiniz.” Ve taşlara da de: “Duvar gibi toplanınız.” Ben gittim, söyledim. Kasem ediyorum ki, ağaçlar birleştiler ve taşlar duvar oldular. Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, hâcetinden sonra, yine emretti: قُلْ لَهُنَّ يَفْتَرِقْنَ Benim nefsim kabza-i kudretinde olan Zât-ı Zülcelâl'e kasem ederim, ağaçlar ve taşlar ayrılıp, yerlerine gittiler.” Şu, Hazret-i Câbir ve Üsâme’nin beyân ettiği iki hâdiseyi, aynen Ya'le İbn-i Murre ve Gaylan İbn-i Selemeti's-Sakafî ve Hazret-i İbn-i Mes'ûd, gazve-i Huneyn’de aynen haber veriyorlar.

Beşinci Misal

Beşinci Misâl: İmâm-ı İbn-i Fûrek ki, kemâl-i ictihâd ve fazlından kinâye olarak, “Şâfiî-yi Sânî” ünvânını alan allâme-i asr, kat'î haber veriyor ki: Gazve-i Tâif’te, Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, gece at üstünde giderken uykusu geliyordu. O hâlde iken bir sidre ağacına rastgeldi. Ağaç ona yol verip, atını incitmemek için, iki şakk oldu. Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, hayvan ile içinden geçti. Tâ zamanımıza kadar o ağaç, iki ayak üstünde, muhterem bir vaziyette kaldı.

Altıncı Misal

Altıncı Misâl: Hazret-i Ya'le, tarîkinde –nakl-i sahîh ile– haber veriyor ki: Bir seferde, talha veya semure denilen bir ağaç geldi, Resûl-i Ekrem

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.