İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 374 / 507
374

fehmini tezyif etmek çıkar. Demek meânî-i mensûsa, müteselsilen menba'-ı Risaletten alınmıştır. Hattâ İbn-i Cerîr-i Taberî, bütün meânî-i Kur'ânı, muan'an sened ile müteselsilen menba'-ı Risalete îsâl etmiş ve o tarzda, mühim ve büyük tefsirini yazmış.

İkinci Tâife: Ya akılsız bir dosttur, kaş yapayım derken göz çıkarıyor veya şeytan akıllı bir düşmandır ki, Ahkâm-ı İslâmiye ve hakàik-ı îmâniyeye karşı gelmek istiyor. Kur'ân-ı Hakîm’in –senin tâbirinle– birer polat kalesi hükmünde olan sûrlu sûreleri içinde yol bulmak istiyor. Böyleler, hâşâ, hakàik-ı îmâniye ve Kur'âniyeye şübhe îrâs etmek için bu nev'i sözleri işâa ediyorlar.

İkinci Nükte

İkinci Nükte: Cenâb-ı Hak Kur'ânda çok şeylere kasem etmiş. Kase­mât-ı Kur'âniyede çok büyük nükteler var, çok sırlar var.

Meselâ: ﴾ وَالشَّمْسِ وَضُحٰيهَا ﴿ deki kasem, Onbirinci Söz’deki muhteşem temsîlin esâsına işâret eder. Kâinâtı, bir saray ve bir şehir sûretinde gösterir.

Hem ﴾ يٰسٓ ❀ وَالْقُرْآنِ الْحَكِيمِ ﴿ deki kasem ile, i'câzat-ı Kur'âniyenin kudsiyetini ve ona kasem edilecek bir derece-i hürmette olduğunu ihtar eder.

﴿ وَالنَّجْمِ اِذَا هَوَى ﴾

﴿ فَلَا اُقْسِمُ بِمَوَاقِعِ النُّجُومِ ❀ وَاِنَّـهُ لَقَسَمٌ لَوْ تَعْلَمُونَ عَظِيمٌ ﴾

deki kasem; yıldızların sukùtuyla vahye şübhe îrâs etmemek için cin ve şeytanların gaybî haberlerden kesilmelerine alâmet olduğuna işâret etmekle beraber; yıldızları dehşetli azametleriyle ve kemâl-i intizam ile yerlerine yerleştirmek ve seyyârâtları hayret-engîz bir sûrette döndürmekteki azamet-i kudret ve kemâl-i hikmeti, o kasem ile ihtar ediyor...

﴾ وَالذَّارِيَاتِ ﴾ ﴿ وَالْمُرْسَلَاتِ ﴿ deki kasemde; havanın temevvücatı ve tasrifatı içinde mühim hikmetleri ihtar etmek için, rüzgârlara memur melâikelere kasem ile nazar-ı dikkati celbediyor ki, tesâdüfî zannolunan unsurlar, çok nâzik hikmetleri ve ehemmiyetli vazifeleri görüyorlar. Ve hâkezâ... Herbir mevkiin, ayrı ayrı nüktesi ve fâidesi vardır. Vakit müsâid olmadığı için, yalnız icmâlen ﴾ وَ التِّينِ وَالزَّيْتُونِ ﴿ kasemindeki çok nüktelerinden bir nükteye işâret edeceğiz. Şöyle ki:

Cenâb-ı Hak, tîn ve zeytin ile kasem vâsıtasıyla, azamet-i kudretini ve kemâl-i rahmetini ve büyük ni'metlerini ihtar ederek, esfel-i sâfilîn tarafına giden insanın yüzünü o taraftan çevirip, şükür ve fikir ve îmân

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.