Altıncı Kelime
ALTINCI KELİME:
يُحْيِى Yani: Hayat veren yalnız Odur. Öyle ise, herşeyin Hàlık’ı dahi yalnız Odur. Çünkü; Kâinâtın rûhu, nuru, mâyesi, esâsı, neticesi, hülâsası hayattır. Hayatı veren kim ise, bütün kâinâtın Hàlık’ı da Odur. Hayatı veren elbette Odur, Hayy u Kayyûmdur.
İşte şu mertebe-i tevhidin bürhân-ı a'zamına şöyle işâret ederiz ki: –Başka bir Söz’de izâh ve isbât edildiği gibi– zemin yüzünün sahrâsında çadırları kurulmuş gayet muhteşem zîhayatlar ordusunu görüyoruz. Evet Hayy u Kayyûmun hadsiz ordularından, her bahar mevsiminde yeni silâh altına alınmış, gâibden gelen taze bir ordu meydâna çıkmış görüyoruz. Şu orduya bakıyoruz ki; nebâtât tâifelerinden ikiyüz binden ziyâde ve hayvanat milletlerinden yine yüzbinden fazla çeşit çeşit muhtelif kavimler görüyoruz. Herbir milletin, herbir tâifenin; elbisesi ayrı, erzâkı ayrı, ta'limâtı ayrı, terhisâtı ayrı, silâhları ayrı, müddet-i askeriyeleri ayrı olduğu hâlde, bir kumandan-ı a'zam, hadsiz kudret ve hikmetiyle ve nihâyetsiz ilim ve irâdesiyle, bitmez rahmetiyle, tükenmez hazinesiyle, hiçbirini unutmayarak, şaşırmayarak, karıştırmayarak, geciktirmeyerek.. ayrı ayrı bütün o üçyüz binden ziyâde milletleri ve tâifeleri; kemâl-i intizam ile, tamam-ı mîzan ile, vakti vaktine ayrı ayrı erzâklarını, ayrı ayrı elbiselerini, ayrı ayrı silâhlarını vererek, ayrı ayrı ta'limât yaptırarak, ayrı ayrı terhisât ettiğini, gözü bulunan bilmüşâhede görür ve kalbi bulunan biayne'l-yakìn tasdik eder...
İşte, hiç mümkün müdür ki; şu ihyâ ve idareye ve şu terbiye ve iâşeye; o orduyu bütün şuûnâtıyla ihâta eden bir ilm-i muhîtin ve o orduyu bütün levâzımatıyla idare eden bir kudret-i mutlakanın sâhibinden başkası karışabilsin, müdâhale edebilsin, onda hissesi olsun!.. Yüzbinler defa hâşâ!..
Ma'lûmdur ki; bir taburda on millet bulunsa, ayrı ayrı techiz etmesi on tabur kadar güç olduğundan; âciz insanlar, ister istemez bir tarzda techize mecbur olmuşlar. Hâlbuki Hayy u Kayyûm; şu muhteşem ordusu içinde, üçyüzbinden ziyâde milletlere, ayrı ayrı techizât-ı hayatiyeyi veriyor. Hem külfetsiz, müşkülâtsız, kolay bir tarzda, hafif bir şekilde, gayet hakîmâne ve intizam-perverâne veriyor. Ve koca orduya, bir tek lisân ile ﴾ هُوَ الَّذِى يُحْيِى ﴿ dedirtip; kâinât mescidinde o cemâat-i uzmâya; ﴾ اَللّٰهُ لااِلٰهَاِلَّاهُوَ الْحَىُّ الْقَيُّومُ لاَ تَاْخُذُهُ سِنَةٌ وَلاَ نَوْمٌ.. الخ ﴿ okutturuyor…
Yedinci Kelime
YEDİNCİ KELİME:
وَيُمِيتُ Yani: Mevti veren Odur. Yani: Hayatı veren O olduğu gibi; hayatı alan, mevti veren dahi yine Odur. Evet mevt, yalnız tahrib
